Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3158 E. 2026/2176 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3158
Karar No
2026/2176
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/787 Esas, 2024/189 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/318 Esas, 2022/308 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmadan kaynaklı tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Kasabası hudutları içinde bulunan 3071-3072-30 73... parsel sayılı taşınmazların malik hanelerinin tapu kayıtlarında boş göründüğünü, oysa bu taşınmazların ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.07.1959 tarihli ve 1959/143 Esas, 1959/147 Karar sayılı kararı ile istimlak nedeni ile Hazine adına tescil edildiğini, istimlak yapan kurumun o tarihteki adının ... olduğunu, mahkeme kararını takiben aynı müdürlüğün 09.11.1959 tarihli ve 464-9 sayılı yazılarına istinaden istimlake konu olan aynı bölge kadastro 1,2,3,4,5,9,10,11,12,13,14 nolu parsellerin tevhit edilip 2985 parsel olarak numaralandırıldığını, yine bu parselin 2896-3075 parseller olarak hak sahiplerine ifraz edilerek verildiğini, ancak bu arada 3071-3072-30 73... nolu parsellerin dağıtılmadığını, malik hanelerinin boş kaldığını, bu parsellerin de kamulaştırılan parseller içinde kaldığını ve bedellerinin Hazine tarafından ödendiğini beyan ederek, davaya konu parsellerin Hazine adına hükmen tescil edilen parsel içinde kaldığından keşif yapılmak suretiyle krokilerinin hazırlanarak malik hanelerine ... yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemleri yapan kurum Toprak İskan Müdürlüğünün ... İl Özel İdaresiyle ne teşkilat ne de hukuki bağı olmadığını, Toprak İskan Müdürlüğünün ... İl Özel İdaresine bağlanmış yahut aktarılmış olmadığını, bu sebeple husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazların geçmişte ... yahut ... İl Özel İdaresi adına hatalı veya yolsuz tescil edilmediğini, taşınmaz malik hanesinde ... İl Özel İdaresi yazmadığını, dolayısıyla ... İl Özel İdaresine karşı işbu davanın hukuken açılmasının mümkün olmadığını, maliki belli olmayan taşınmazların ... adına kadastro tespitinden sonra tescilinin her zaman mümkün olduğunu, bu sebeple dava açılmasının ve ... İl Özel İdaresinin hasım olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kendilerine karşı açılmasının mümkün olmadığını, ... İl Özel İdaresine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Hazinenin dava dilekçesinde belirttiği ve dava dosyasına yansıyan belgelere göre kamulaştırma yapan idare olan ... sonradan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne devredildiği ve bu genel Müdürlüğünün de kapatılarak görev, yetki ve sorumluluğun İl Özel İdarelerine geçtiği, bu durumda; davanın yeni teşkilat yapısına göre ... İl Özel İdaresince açılması gerektiğinden davacının aktif husumet ehliyeti olmadığından dolayı reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne hükmedilmesi, kabule göre de dava konusu taşınmazların üçüncü kişiler adına tespit gördüğü, tespite itiraz edilmesi sonrasında ... Gezici Kadastro Mahkemesince itirazın reddine ile taşınmazın tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verildiği ancak taşınmazların malik hanelerinin boş olarak bırakıldığı hususları göz önüne alındığında, davacı idarece açılan tescil davasının da ... İl Özel İdaresine karşı değil adlarına kadastro mahkemesince tescil kararı verilen ilk tespit maliklerinin mirasçılarına karşı açılması gerektiğinden, bu kişilerin mirasçılarının tespit edilip, davaya dahil edilmeleri için davacı idareye yetki ve süre verilerek, dahil edilmeleri durumunda, bu kişiler hakkında yargılama yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile İl Özel İdaresi aleyhine karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kamulaştırılan parsellerin içinde kaldığını ve bedelleri Hazine tarafından ödendiğini, dava konusu taşınmazların kamulaştırma işlemi davalı kurumca yapıldığından, mahkeme kararı ile Hazine adına tescile karar veridiğinden ve taşınmazların malik haneleri boş olduğundan dava doğru hasıma karşı açıldığını, verilen kararın eksik inceleme ile kurulduğundan kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmadan kaynaklı tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3158, K. 2026/2176, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3158-e-2026-2176-k-b0bf2d4224cf