Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2923 E. 2025/12773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2923
Karar No
2025/12773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2125 Esas, 2025/137 Karar KARAR: Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/314 Esas, 2022/393 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tesciline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 2 67... (yeni 2 67... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı ... adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza idarece belirlenen bedelin düşük olduğunu, bedelin mahkemece tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın sulu arazi niteliğinde değerlendirilmesinin ve objektif değer artış oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, sulama masraflarının düşülmediğini, masrafın düşük alındığını, fazla bedele karar verildiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının düşük alındığını, kalan kısmın baraja sınır hale geldiğini ve ... Genel Müdürlüğü sulama izni vermediğini, kamulaştırma bedelinin hatalı tespit edildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinden ve Yargıtay denetiminden geçen, aynı bölgedeki taşınmazlara ilişkin dava dosyalarında sulu tarım arazilerinde uygulanan değerler ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri nazara alındığında dava konusu taşınmazın net gelirinin hesaplanmasında, raporda uygulanan değerler diğer yönlerden uygun ise de buğday ürünü dekar başına verim değerinin 500 kg, saman fiyatının 1,15 TL, bostan ürünü dekar başına verim değerinin 2300 kg alınarak ve bölgeden geçen dava dosyalarında uygulanan objektif değer artış oranları birlikte nazara alındığında %20 oranında objektif değer artışı uygulanmak suretiyle ve ... Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri de çerçevesinde buğday giderinin 530,00 TL, bostan giderinin 845,00 TL alınarak değer biçildiği anlaşıldığından, raporda ise verilerde belirtilen değerlerden fazla değer alındığı görüldüğünden dava konusu taşınmaz yönünden de giderlerin yukarıda belirtilen değerlerinin esas alınması suretiyle zemin bedelinin hesaplanması, dava konusu taşınmazla aynı yer ve aynı kamulaştırma kapsamında kuru nitelikteki tarım arazilerine ilişkin olarak Dairelerinin 2022/2644 Esas sayılı dosyasına getirtilen ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün dava tarihinden geriye son beş yıllık verim değerleri ile 2021 verilerindeki fiyat ve giderleri bu dosya arasına da eklenmiş olup bu veriler dikkate alınarak (2021 yılında diğer yıllara göre verim ortalaması yaşanan olumsuz koşullar nedeniyle önceki yıllara göre düşük olduğundan son beş yıllık ortalama gözetilerek ) buğday veriminin 260,00 kg, samanın 200 kg, bostan veriminin 2000 kg, buğday giderinin 400 kg, bostan giderinin 660 kg esas alındığı anlaşıldığından ve bu değerin dosya kapsamındaki verilere de uygun olduğu anlaşıldığından belirtilen veriler de iş bu dosya içerisine alınarak, yeniden kamulaştırmadan arta kalan kısmın suludan kuruya dönüşmesi nedeniyle kuru arazi olarak değerin hesaplanarak, objektif değer artışı da eklenmiş değere göre, objektif değer artış oranı da eklenmiş durumdaki sulu arazi değerinden çıkarılması suretiyle kalan kısımdaki değer kaybının hesaplanması, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmındaki kullanılamayan makine- ekipmanlar ile elektrik tesisatı KDV bedellerinin hesaplamaya dahil edilmemesi, Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak 2021 Yılı Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ de dikkate alınarak dava konusu kamulaştırılan kısımda bulunan ve acele el koyma dosyasında nitelikleri belirtilen yapılardan 205 m²lik mesken yapısına, 3/A sınıfı olduğu dikkate alınarak 1.360,00 TL birim değerine, depo, garaj pompa binası ve işçi evi yapısından ibaret 669 m²lik yapılara 2/B sınıfı olduğu dikkate alınarak 940,00 TL birim değerine, kümes, kamelya, su deposu, tuvalet, depo ve garaj olarak belirtilen toplam 50 m²lik yapılara 1/A sınıfı olduğu dikkate alınarak 255,00 TL birim değerine göre hesaplama yapılmak suretiyle kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanması yönünden 14.06.2024 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak alınan ek rapor hüküm kurmaya elverişli bulunmuş, 1/A niteliğindeki yapıların yıpranma oranı %70 yerine %30 uygulanarak ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10. maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “ Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğinden belirtilen yönler düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, hükme esas alınan raporda belirlenen iki tip arazi değerinin de bölge gerçekliğini yansıtmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, bina makine ve elektirik teçhizatının bedelinin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Her ne kadar 01.08.2023 tarihinden önce açılan eldeki davada 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasındaki “kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanunî faiz işletilir.” hükmünün uygulanması gerekir ise de bu husus temyiz nedeni yapılmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararı eleştirilmekle yetinilmiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.

Bu nedenle somut olayda kanaatimce; Her ne kadar 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmesi ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi(aynen temyiz incelememize konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14 üncü Hukuk Dairesinin; “ … dava tarihinden ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan … tarihine ve Dairelerinin karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine ilişkin” kararında olduğu gibi)” gerekmekte ise de;

Davalı tarafın, “dava tarihinden itibaren” “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin” Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de söz konusu olmadığından, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen, sonucu ve diğer yönleri itibarıyla katıldığım, “Onanma Kararı”nın, “Gerekçe/Değerlendirme” bölümünün 3 No’lu bendinde yazılı olan gerekçeye (hususen de bu bentte yazılı olan; “2942 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesince iptal edilen 10 uncu maddesinin 9 uncu fıkrası hükmünün uygulanması gerektiği” eleştirel gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 14.10.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2923, K. 2025/12773, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2923-e-2025-12773-k-7de83d9a3484