Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2922 E. 2025/11473 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2922
Karar No
2025/11473
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2375 Esas, 2025/82 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/674 Esas, 2023/452 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak terkini istemine ilişkin davada, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... (....) Mahallesi ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında bulunmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, faiz hükmünün kaldırılması gerektiğini, lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, acele dosyasındaki bedel mahsup edilmeden faiz kararı verildiğini, değer azalışını kabul etmediklerini, raporun doğru olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa vasfındaki dava konusu taşınmazlara emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde, aynı kamulaştırma kapsamında Daireye intikal eden ve aynı adada bulunan taşınmazlara 2019 Temmuz itibarıyla 170-190 TL arasında değer biçildiği, taşınmazların konumu, imar parsellerine mesafesi ve Dairece alınan ek raporda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde bir isabetsizlik bulunmadığından ve dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının niteliği, geometrik durumu ve yüzölçümü dikkate alınarak değer kaybı uygulanması yerinde olduğu belirtilerek Mahkemece 02.07.2020 tarihli ilk kararda tespit edilen 1.664.921,00 TL bedelin 1.442.224,54 TL’lik kısmının derhal ödenmesine, kalan 222.696,46 TL'sinin ise nemalandırılarak karar kesinleşince ödenmesine karar verilmiş, acele el koyma bedeli yönünden bir değerlendirme yapılmamış ise de ilk kararda tespit edilen 1.664.921,00 TL bedelin blokesi sırasında 115975 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyasında bloke edilen 268.665,60 TL bedel idarece mahsup edilerek 1.396.255,40 TL bloke edildiğinden ve mahkemece bu durum gözetilmeden karar verildiğinin anlaşılması nedeniyle de 06.07.2020 tarihli müzekkere ile 1.223.557,40 TL kısmın davalıya ödenmesi ve kalan 172.698,00 TL'nin ise nemalandırılarak kesinleşince ödenme yapılması yönünden ilgili bankaya talimat yazıldığı, her ne kadar talep üzerine 02.04.2021 tarihinde 222.696,46 TL yönünden ödeme ara kararı verilmiş ise de o tarih itibarıyla blokede kalan fark bedelin 172.698,00 TL olup Daire ara kararına istinaden ödendiği, mahkemece ikinci kararda bedel arttığından fark 551.320,34 TL’nin bloke ettirilerek kamulaştırma bedelinin 2.216.241,34 TL olarak tespit edildiği anlaşıldığından davacı idare tarafından acele el koyma nedeniyle ödenen 268.665,60 TL dışında dosyaya toplamda 1.947.575,74 TL bloke edildiği, davacı vekili acele el koyma bedelinin mahsup edilmesi ve kalan kısma faiz yürütülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de dava tarihinde alınmış bir acele el koyma kararı bulunmadığı, acele el koyma bedelinin 04.02.2020 tarihinde Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/213 Değişik iş sayılı dosyasından 04.02.2020 tarihinde bloke edildiği ve davalıya 17.02.2020 tarihinde ödendiği idarece dosyaya sunulan makbuz ve dekontlardan tespit edildiğinden ödeme itirazı nedeniyle bedel tespit tescile ilişkin bu dosyada tespit edilen toplam 2.216.241,34 TL bedelin, yargılama sırasında verilen acele el koyma nedeniyle davalıya ödenen 268.665,60 TL’lik kısmına hiç faiz işletilmemesine ilişkin istinaf itirazı yerinde bulunmayıp, ödeme tarihi olan 17.02.2020 tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği dikkate alınmadan bu kısım yönünden ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi doğru bulunmadığından, istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz ve lehe vekâlete hükmedilmesi hususu haricinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2922, K. 2025/11473, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2922-e-2025-11473-k-053e35626ebc