Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2622 E. 2026/251 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2622
Karar No
2026/251
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/220 Esas, 2024/2028 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/702 Esas, 2023/536 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... 23 pafta, 2163 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/360 Esas sayılı dosyası üzerinden tazminat davası ikame edildiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, hükmün 23.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, mahkeme kararına dayanılarak İstanbul Anadolu 20. İcra Dairesi 2021/9525 Esas sayılı dosyası ile 4.086.550,00 TL asıl alacak ve 994.543,11 TL işlemiş faiz için takibe geçildiğini, 19.10.2022 tarihinde alacağın kısmen tahsil edildiğini, somut olay yönünden davalı idarenin müvekkilin anayasal güvence altına alınan mülkiyet hakkına (fiilen el atmak suretiyle) açıkça müdahale ettiğinden müvekkilin zarara uğramasında tam kusurlu olduğunu, davalı idare, gayrimenkulün değerini hiçbir talep ve dava olmaksızın peşin ödemesi gerekirken; yargılamanın sonucunu ve hatta kararın kesinleşmesini beklediğini, yargılama sürecinin uzun sürmesinden faydalanarak yarar sağladığını, bu nedenlerle müvekkilinin zararının temerrüt faizi ile karşılanmasının mümkün olmayacağını, belirterek belirlenecek zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkının korunması için getirilen Anayasa Mahkemesi içtihatları kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile munzam zarara hükmedilebilmesi için davacı alacaklının zararının faizle karşılanamadığını, bunun üstünde zararının oluştuğunu, maddi vakıalarla ve belgelerle kanıtlanması gerektiğini, davacı tarafça munzam zarar talebine ilişkin iddianın ötesinde bilgi ve belge sunulmadığından, munzam zarar talebinin reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu belirterek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan munzam zararın tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2622, K. 2026/251, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2622-e-2026-251-k-85e246aa61df