Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/832 E. 2026/249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/832
- Karar No
- 2026/249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1677 Esas, 2024/2777 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/24 Esas, 2023/88 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan....'un satın alma yoluyla hisse maliki olduğu İstanbul ili, .... ilçesi, ..... Mahallesinde kain 2 89... parsel sayılı taşınmazda bulunan 48/320 oranındaki hissesinin hisse düzeltim işlemiyle azaltıldığını belirterek uğradıkları zarar nedeni ile belirlenecek tazminatın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, aksi takdirde, yapılan işlem ve uygulamalarda hukuka aykırılık bulunmadığı gibi zarar da oluşmadığını, kaldı ki tapu kayıtları aleni olup, davacının satıştan önce ve sonra satın aldığı şahsın tapudaki hisse miktarını öğrenmesini engelleyecek bir durum söz konusu olmadığı gibi, satış akit tablosunda payın hatalı yazılması nedeniyle de doğmuş bir zararı bulunmadığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, zararın oluşmadığını, tazminat koşullarının bulunmadığını davacının iş bu hatalı hisse karşılığı üzerinden ödeme yaptığına dair herhangi bir ispatın olmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm vermek bakımından yeterli olmadığını, yapılaşma yasağı dikkate alınmadan değer biçildiğini, takdir edilen bedelin çok fahiş olduğunu, takdir edilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi tarafından İstanbul ili, Beykoz ilçesi, .... Mahallesinde kain 289 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın 48/320 hissenin (630 m²) bir bölümünün 1989 yılında ve bir kısmını da 2001 yılında satın alma yoluyla iktisap edildiği, taşınmazın beyanlar hanesine 04.07.2013 tarihinde hisse hatası bulunduğuna ilişkin şerh verildiği, davacılar murise ait bu hissenin, Tapu Müdürlüğünce daha sonradan resen yapılan işlem ile 72/3200 (94,50 m²) şeklinde düzeltilmesi neticesi payının azaldığı ve bu nedenle eldeki davanın açıldığı, herhangi bir kısıtlayıcı şerh olmaksızın satın alma yoluyla davacı tarafın murisinin maliki olduğu taşınmaz hisse miktarında meydana gelen azalma neticesi doğan zararın başka türlü giderme imkanının bulunmadığı, azalan hisse miktarınca mülkiyet hakkının kaybedildiği, zararın, hatalı yapılan tapu işleminden kaynaklandığı, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereği tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat koşullarının oluştuğu hisse miktar düzeltim işleminin yapıldığı 01.11.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem tarihine göre davanın on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırması yoluyla, dava tarihine göre değer biçilmesinde ve eksilen yüzölçümünün bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ve kanuna aykırı olan kararın istinaf talepleri doğrultusunda bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın eksilen yüzölçümünün bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve kanuna uygun olan hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.