Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14319 E. 2026/9977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14319
- Karar No
- 2026/9977
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/437 Esas, 2025/169 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 16591, 16594, 16598, 166 00... parsel sayılı taşınmazların Orman Yönetimi tarafından açılan dava sonucu ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/468 Esas, 2005/138 Karar sayılı kararı ile tapu kayıtlarının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.05.2017 tarihli ve 2016/67 Esas, 2017/190 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2017 tarihli ve 2017/2228 Esas, 2017/2235 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazların mahkeme kararı ile tapusunun iptal edilmesi nedeniyle davacının zararının oluştuğu, iptal kararının kesinleştiği tarih itibari ile taşınmazların belirlenen arsa niteliği ve emsal satışlara göre 23.01.2017 tarihli ikinci ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 01.12.2017 tarihli ve 2017/2228 Esas, 2017/2235 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; değerlendirme tarihi olarak dava tarihinin kabul edilmesi gerekirken tapu iptal kararının kesinleşme tarihinin değerlendirme tarihi olarak alınması doğru olmadığından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi ve davalı idarenin harçtan muaf olduğu hususunun gözetilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/556 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2022/556 Esas, 2023/341 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile emsal alınan ... Mahallesi 4 19... parsel sayılı taşınmazın 2015 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip rapor denetlenmediği gibi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal kabul edilen taşınmazın ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre dava konusu taşınmazın tespit edilen metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılmadığından rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli görülmediğinden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, kabule göre de hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu 16601 parsel sayılı taşınmazın bedeli 230.759,73 TL olduğu hâlde hesap hatası yapılmak suretiyle 1.642.771,84 TL olarak hesaplanarak fazlaya hükmedilmesi ve Hazine harçtan muaf olduğu halde yargılama giderleri arasında Hazine aleyhine harca hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın husumetten reddi gerektiğini, ıslah dilekçesi ile arttırılan kısmın zaman aşımından reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava tarihi itibarıyla taşınmaza değer biçilmesinin hatalı olduğunu, bozma öncesi metrekare birim bedeli 631,25 TL iken bozma sonrası aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olarak metrekare birim bedelinin 645,70 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını davanın kısmen kabulüne karar verilmekle reddedilen kısım yönünden müvekkili Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili idare harçtan muaf olduğu hâlde aleyhine harca hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince verilen 05.12.2023 tarihli ikinci kararda dava konusu taşınmazın m² birim bedelinin 630,25 TL kabul edildiği ve bu kararın davacı vekilince temyiz edilmediği nazara alındığında, bu kararda hükmedilen metrekare birim bedelinin davalı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, bozma ilamı sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda m² birim bedeli 645,70 TL kabul edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi yerinde değildir.
4. Davalı Hazine harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi hatalıdır.
5. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden reddedilen bedel üzerinden davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (1) numaralı bendindeki “11.919.331,44” sayısının hükümden çıkartılması, yerine “11.634.131,39” sayısının yazılması,
b) Vekâlet ücretine ilişkin (3) numaralı bendindeki “727.193,31” sayısının hükümden çıkartılması, yerine “724.341,31” sayısının yazılması,
c) (5) numaralı bendindeki “harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinden sonra gelen kısım hükümden çıkartılarak yerine “davacı tarafça yatırılan peşin harç, ıslah harcı ve tamamlama harcı toplamı 222.795,88 TL’nin davacıya iadesine,” ibaresinin yazılması,
d) Ayrı bir bendi olarak “Reddedilen bedel üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 209.681,70 TL’nin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.