Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1987 E. 2025/12205 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1987
Karar No
2025/12205
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/641 Esas, 2024/2297 Karar DAVA TARİHİ: 22.03.2022 KARAR: Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar SAYISI: 2022/92 Esas, 2022/418 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idareler vekillerinin başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 771 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalı idarelerce hukuki olarak el atıldığını, dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında ve 14.03.2005 tarihli 1/1000 ölçekli ... Revizyonu Uygulama İmar Planında ve öncesinde Sağlık Tesis Alanına alındığını, davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Revizyonu Uygulama İmar Planında "sağlık ocağı" alanında kaldığını ve bu planın ... Büyükşehir Belediye meclisinin kararı ile onaylandığını, fiili ve hukuki el atma nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince tespit edilecek değerin kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere her bir davacı için 5.000,00 TL'nin el atma tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerive avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mevzuata rağmen ... Belediyesi tarafından görüşleri alınmaksızın ve muvafakatleri olmaksızın tek taraflı bir irade ile söz konusu imar uygulamasının yapıldığını, davalı idarelerinin programı dahilinde olmayan, yüzölçümü itibari ile sağlık tesisi yapılamayacak yüzölçüme sahip dava konusu taşınmazın idarelerince kullanımının söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın yetki ve sorumluluğunun diğer davalılar Sağlık Bakanlığına ve ... A.Ş.'ne ait olduğunu, imar planları yapılması ve planlarda kentsel ve sosyal donatı alanlarının ayrılması ilçe belediyelerine yasal düzenlemeler kapsamında yüklenmiş görev ve sorumluluklar olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... Şehiriçi ... Tic.ve Taah.A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; ... görev alanındaki diğer bölge regülatörleriyle birlikte meclis kararı ile imar planına işlendiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 4. İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın taraflarına ihbar edilmesinde hukuki fayda olmadığını, dava konusu taşınmazın kısmen sağlık alanında, kısmen de yol ve yaya kaldırımı yapılarak, kısmen de regülatör yapılmak suretiyle el atıldığının belirlendiğini, hiçbir el atmada davalı belediyelerinin sorumlu olmadığını, sağlık alanı olarak belirlenen kısım açısında kamulaştırma yetki ve sorumluluğun ilçe belediyesi ile Sağlık Bakanlığında olduğunu, bu nedenlerle taraflarına ihbar edilen davanın görev yönünden ve esas yönünden reddine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 3194 sayılı İmar Kanunu (3194 sayılı Kanun) uyarınca imar planlarını hazırlamak Belediyelerin görevleri içinde yer aldığından iş bu davadaki husumetin ... ve... Şehir İçi.... Tic. Ve Taah. AŞ.'ye yöneltilmesi gerektiğini, Sağlık Bakanlığının hasım olarak davada yer almasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, söz konusu taşınmazın sağlık alanına alınması ile ilgili olarak ...’nın ... ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından herhangi bir talebi olmadığı gibi, belediyelerin imar planının yapım aşamasında Bakanlığın sağlık alanı olarak ayrılan dava konusu alan için görüşünü de almadıklarını, oysa ki 3194 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde ve aynı Kanun'un uygulanmasına dair ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının Yönetmeliğinde, hastane, sağlık ocağı, aile sağlık merkezi, doğumevi, dispanser ve poliklinik, ağız ve diş sağlığı merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, entegre sağlık kampüsü gibi fonksiyonlarda hizmet veren gerçek veya tüzel kişilere veya kamuya ait tesisler için uygulama imar planında özel veya kamu tesisi alanı olduğu belirtilmek suretiyle ayrılan alanları, özel sağlık tesisi yapılacak alanlar belirlenmeden Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatının uygun görüşü alınacağı açıkça ifade edildiğini, imar planında sağlık alanı olarak belirlenen dava konusu gayrimenkul ve diğer gayrimenkullere ihtiyaç olmadığı ve imar planından çıkartılarak özel mülkiyetin zarar görmemesi için defalarca kez ... Belediyesi ve diğer Belediyeler ile yazışma yapılmasına rağmen olumlu sonuç alınamadığını, taşınmaza hukuki ve fiili olarak davalı ... Belediyesi ve davalı... Şehir İçi.... Tic. Ve Taah. AŞ. tarafından el atıldığını, davacının taşınmazına ve mülkiyet hakkına Bakanlık tarafından herhangi bir kısıtlama yapılmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde verilen kararın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taşınmaza fiilen el atıldığının kabulü için o taşınmaz üzerinde yapılmış olan çalışmanın taşınmazın imar planında ayrıldığı amacına özgü kamulaştırma işlemi yapılmaksızın amacına uygun şekilde yapılmış olması durumunda fiili el atma olarak değerlendirilebileceğini, dava konusu taşınmazın değerinin fahiş hesaplandığını, emsalin hatalı olduğunu, emsal olabilecek nitelikte olamayacağını, dava konusu taşınmazın değerinin çok yüksek, emsalin ise çok düşük olarak kaldığını, eksik ve hatalı olarak düzenlenen rapora göre verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... Şehiriçi ... Tic.ve Taah.A.Ş.vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararına dayanak alınan ve bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ile hazırlanmış ve yanlış sonuçlara ulaşmış raporlar olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini, diğer davalı ... tarafından imar planında sağlık ocağı olarak belirlendiğini, müvekkil şirketin özelleştirme işlemi öncesindeki hissedarı ve bir kamu kurumu olan ... tarafından ilgi parselin uygun bir köşesine doğalgaz arzını sağlayan regülatörü imal edildiğini, ... Belediyesi ile mutabakat sağlandığını, emsalin hatalı olarak alındığını, emsal ile dava konusu taşınmaz arasında yaklaşık 2,5 kat fark olduğunu, bu yönüyle rapora dayanılarak verilen yerel mahkeme kararını istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, kamulaştırmasız el atma bedelinin sorumlu idareler olan davalılardan tahsiline karar verilmesinde, isabetsizlik görülmediği belirtilerek 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenme gözetildiğinde eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonraki tarihle el atıldığı sabit olup 2942 sayılı Kanun’da düzenlenmediği, kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı ve proje bütünlüğü bağlamında bedeline hükmedilen kısımlar açısından ise 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığından, Ek 4 üncü madde gereği değerlendirme yapılmayacağı nazara alındığında maktu harca hükmedilmesi hatalı olduğundan kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaza göre küçük olması ve emsal ve dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi olan 2022 yılı itibarıyla Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m² değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip buna göre karşılaştırma yapılması gerekirken, birden fazla emlak m² değerinin ortalaması alınıp ve emsalin satışın 2021 yılı itibarıyla m² değerinin esas alınması suretiyle karşılaştırma yapan rapora göre hüküm kurulması bozmayı gerektirir. 3. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ve dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1987, K. 2025/12205, T. 01.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1987-e-2025-12205-k-7b2094241c79