Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8664 E. 2025/6055 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8664
Karar No
2025/6055
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/681 Esas, 2024/1550 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/269 Esas, 2023/714 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın idari yargıda görülmesi gerektiği anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin murisi ...'nin İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2037 ada 37 nolu parselde kayıtlı taşınmazdan hisse satın aldığını, davalı ... tarafından 1987 yılında söz konusu parsel üzerinde 2981 sayılı İmar Affı Kanunu'nun 3209 sayılı Kanun ile değişik 10/c maddesine göre ıslah-imar plan uygulaması yapıldığını, hisseye karşılık gelen 2.744,90 m²lik yerden 960 m²lik düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında 1.784 m² verilmesi gerekirken, ıslah-imar planı uygulaması neticesinde sadece 118 m² yer verildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şimdilik 250.000,00 TL olacak şekilde verilmeyen 1.666 m²lik kısma ilişkin eksik yer bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilmek suretiyle müvekkillere verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mülkiyet hakkı ihlalinin söz konusu olduğunu, 26.11.2022 tarihinde 7421 sayılı Kanun'la 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1 inci maddesine eklenen cümle gereğince adli yargının görevli olduğunu, örnek kararlar gereği davanın adli yargıda görülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan evraklar incelendiğinde; davacıların aynı taleple İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/477 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece 15.2.2018 tarihinde 2018/82 Karar sayılı ilamı ile davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle dava şartı yokluğundan dava dilekçesinin usulden reddine karar verildiği, bu kararın davacılar vekilince istinaf yoluna taşındığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, adli yargı görevli olduğundan bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararından sonra İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/562 Esas sayısı ile kaydedilen dosyasında 02.03.2020 günlü karar ile davanın adli yargının görev alanında olduğundan bahisle davalı vekilinin yargı yolu itirazının reddine karar verildiği, davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemli dilekçesi üzerine dava dosyasının Danıştay Başsavcılığına gönderildiği, olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesinin 28.09.2020 tarihli ve 2020/452 Esas, 2020/569 Karar sayılı kararı ile "Davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı ... vekilinin yaptığı yargı yolu itirazının reddine ilişkin İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 020.3.2020 tarihli ve 2018/562 Esas sayılı kararının kaldırılmasına, 28.09.2020 gününde oybirliği ile kesin olarak" karar verildiği, İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/562 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararı doğrultusunda davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, bu karar 26.10.2021 tarihinde kesinleştiğinden, İlk Derece Mahkemesince Uyuşmazlık Mahkemesi kararı doğrultusunda yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 7421 sayılı Kanun ile yapılmış olan değişikliğin Uyuşmazlık Mahkemesi kararından sonra olduğu hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8664, K. 2025/6055, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8664-e-2025-6055-k-e44a05244136