Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1871 E. 2025/12640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1871
Karar No
2025/12640
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/141 Esas, 2024/2263 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/98 Esas, 2023/353 Karar

Taraflar arasında görülen mülkiyeti davacılara ait taşınmazın, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii, 1 20... parselde kayıtlı taşınmaza birlikte malik olduklarını, taşınmazın miras bırakan adına tescil edildiğinde tapu kaydı üzerinde orman vb. hiçbir kayıt bulunmadığını, sonrasında ise orman şerhi konulduğunu, davacıların taşınmazdan fiilen ve hukuken faydalanamadığını, mülkiyet hakkına müdahale edildiğini beyan ederek davacıların uğramış olduğu zararın taşınmazın tüm özel nitelikleri dikkate alınarak güncel değerinin belirlenerek orman şerhi konulma tarihinden itibaren işleyecek Devlet alacaklarına uygulanan faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydının üzerine orman şerhinin Orman Genel Müdürlüğünün talebiyle konulduğunu, bu nedenle aleyhe açılan tazminat davasının husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının dava açmakla hukuki menfaatinin olmadığını, davaya konu taşınmazın mülkiyetinin henüz iptal edilmemiş olduğunu, uğramış olan bir zararın olmadığını, özel mülkiyete konu olmayan taşınmazların özel mülk olarak tapuya tescil edildiğini, yapılan tescil işleminin yok yükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazın tamamının ilk tesisten bu yana orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/479 Esas sayılı tapu iptal tescil davasıda dikkate alınarak taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, tapunun davacılar adına kayıtlı olduğu iddiasının yerinde olmadığını, tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinden çok düşük olduğunu, kararın faiz bakımından da hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazlarını tekrar ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, tazminat bedelinin fahiş olduğunu, bedel tespitine ilişkin verilerin gerçeği yansıtmadığını, sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, davacının ıslahının süresinde olmadığını, ıslah talebine konu alacağın ispatlanamadığını, dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenmesinde etrafındaki alım satım değeri olan taşınmazlara kıyasen %75 objektif değer artışının kabul edilemeyeceğini, özel mülkiyete konu olmayan taşınmazların her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilmiş olsalar bile bu durumun taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işleminin yok hükmünde olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince Devletin kusursuz sorumlu olduğu, buna göre Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması ve taşınmazın tarım arazisi olduğu kabul edilerek net gelir metoduna göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu, taşınmazın özellikleri ve toprak yapısı itibarıyla uygulanan % 4 kapitalizasyon faiz oranı ile %75 objektif değer artış oranında da bir isabetsizlik görülmediği taşınmazın orman alanında kalan tüm irtifak hakları dikkate alınarak 2021 yılı için belirlenen 218,19 TL m² birim fiyatı bölge rayiçlerine uygun bulunduğundan ve tüm tazminata değerlendirme tarihi olan dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi de uygun olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda ileri sürülen nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1871, K. 2025/12640, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1871-e-2025-12640-k-78bea24ae7c7