Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/1870 E. 2025/8669 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1870
- Karar No
- 2025/8669
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3188 E., 2025/112 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/478 E., 2022/768 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında davalı-davacı erkeğin; 2020 yılında başka kadınla mesajlaşması neticesinde tarafların arasında sorun yaşandığı ve aileler bir araya geldikten sonra barışmalarına rağmen kadının kardeşi tanık .... ile kadının eniştesi tanık ... beyanlarından barışma olayından sonra erkeğin başka kadınla ilişkisinin devam ettiğinin beyan edildiği anlaşıldığından bu haliyle kadının devam eden güven sarsıcı davranışı affettiğinden söz edilemeyecektir. Davalı-davacı erkeğe, yüklenen kusurlarla birlikte güven sarsıcı davranışta bulunma kusurunun da eklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, davacı erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere davalı-davacı erkek boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda kadına nazaran daha ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına 4271 sayılı Kanunun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları oluşmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusurların ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken yanılgılı kusur belirlemesi sonucu kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat talebinin reddi yönlerinden kadın yararına BOZULMASINA, 3.Davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.