Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1590 E. 2025/13028 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1590
Karar No
2025/13028
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/125 Esas, 2024/430 Karar KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/4 Esas, 2023/259 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince idari yargı görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karan veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdrlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 ada 29 parsel sayılı taşınmazın hissedarı müteveffa... müvekkillerinin dedesi ve murisi olduğunu, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/487 Esas, 2003/799 Karar sayılı kararı ile ...'in mirasçılarının tespit edildiği, davaya konu taşınmazın şehir imar planında kentsel spor tesis alanı, yol ve park olarak gösterildiğini, davalı idarenin taşınmazın imar planında kentsel spor alanı ve yolda kalan bölümlerine fiilen el attığını, kamu hizmeti için ayrılan alan bir bütün kabul edilerek park alanında bedeline hükmedilmek suretiyle taşınmazın tüm bedelinin tahsiline karar verilmesini, dava konusu taşınmazın kök tapu kaydından gelen ve ifraz sonucu ortaya çıkan yan parsellerine fiilen el atılarak kamulaştırma yapıldığını, fiili el atma nedeniyle kamulaştırma bedelinin davacı müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, taşınmazın arsa vasfında olduğunu, tüm belediye hizmetlerinden yararlanabilecek konumda olduğunu, bu nedenlerle taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile bedelin tazminine karar verilerek kamulaştırılmasız el atılan taşınmazdaki davalıların sorumluluk oranlarının tespitiyle, taşınmazın bedelinin kamulaştırmasız el atma hükümlerine göre müvekkillerine hisseleri oranında ödenmesine, kamulaştırmasız el atılan taşınmazdaki hisselerinin bedeline karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL nin müvekkilerine ödenmesine, hüküm altına alıncak alacakları için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ile birlikte avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddini, aksi halde esastan reddini talep ettiklerini, davanın idareleri aleyhine devam edilmesine karar verilmesi halinde ise dava konusu taşınmazın ... adına tescili ve 4721 sayılı Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi gereğince yol olarak terkinine, tespit edilecek kamulaştırma bedeline taşınmaz üzerindeki takyidatların yansıtılmasını yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle davanın husumetten ve usulden reddine, aksi halde esastan reddine yargılama harç ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacının talebinde zaman aşımı ve hak düşürücü meselelerin söz konusu olduğunu, davalı müvekkili idarenin husumetinin söz konusu olamayacağını, davanın reddine karar verilerek yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

4.Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idare tarafından el atma olmadığını, imar planının ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını ve bu idarenin sorumlu olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, emsal incelemesinin hatalı yapıldığını, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, terkin konusunda karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz malikinin başka mirasçılarının da olduğunu, davacının tek başına dava açamayacağını, taraf ehliyeti bulunmadığını, müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, idarelerince taşınmaza el atılmadığı gibi el atma tarihinin de tespiti gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, düzenleme ortaklık payı düşülmemesinin hatalı olduğunu, tescil kararı verilmesi gerektiğini, takyidatlardan ari olarak hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, taşınmaza 1983 sonrasında el atıldığından uzlaşmanın dava şartı olmadığı, davanın niteliği gereği davacının tek başına dava açabileceğinin anlaşıldığı ancak dava konusu taşınmazın tamamının yüzölçümü olan 2.348,00 m² üzerinden sorumlu idare ... yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi, dava konusu taşınmazın bedeline hükmedildiği hâlde, tapudan yol olarak terkini konusunda hüküm kurulmamasının doğru olmadığı gözetilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Dosyamız içerisine alınan 07.03.2025 tarihli ... Büyükşehir Belediyesi imar durum yazısında dava konusu ... Mahallesi 9 ada 29 parsel sayılı taşınmazın 21.06.2012 onay tarihli 1/1000 ölçekli "... ilçesi ... Geçiş Alanı Uygulama İmar planında kısmen "Park ve ... Alanlar", kısmen "Karayolu Kamulaştırma Alanı "lejantında ve kısmen 25 m genişliğinde "Yol Alanı"nda yer aldığı bilgisi verilmiştir.

5. Bu durumda, Mahkemece dava konusu taşınmazın 21.06.2012 onay tarihli imar planındaki özgülenme amacı ilgili idarelerden sorulduktan sonra, mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığının, kamuya özgülenme durumunun devam edip etmediği, el atılan kısmın hangi idare'nin sorumluluğunda olup olmadığı kesin olarak tespit edilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

6. Kabule göre de; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması, emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması gerekir.

7. Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.

8. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazlardan 1 nolu emsal satışı değerlendirme tarihinden yaklaşık 10 yıl önce yapılan, küçük yüzölçümlü satış olduğu, 2 nolu emsal özel satış niteliğini taşıdığından eksik inceleme ve araştırma sonucu hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.

9. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1590, K. 2025/13028, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1590-e-2025-13028-k-1e8fd00f8156