Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1571 E. 2026/763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1571
Karar No
2026/763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3407 Esas, 2024/2262 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/424 Esas, 2024/430 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince 17.01.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.

Ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince birleştirilen davada davalı ... aleyhine 9.060.000,00 TL bedele hükmedildiği, hükmedilen bedelin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının üzerinde olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvuru dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın incelenmesinde ise dosya kapsamına uygun olmadığı bedel tespit ve tescil davalarına ilişkin gerekçe yazılmak suretiyle yanılgılı değerlendirme şekli ile davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince davalı idare aleyhine hükmedilen miktar gözetilerek kararın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 17.01.2025 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... 488 21... parsel sayılı taşınmazda 1.200 m² oranında hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaz 30.000,00 m²nin altında olduğundan İlçe Belediyesinin sorumlu olduğunu ve davalı idarece müvekkilinin hissedar olduğu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek şimdilik 10,00TL kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ........... ili, ... ilçesi, ... 488 21... parsel sayılı taşınmazda 1.200 m² oranında hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaz için Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/424 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, yargılama sürecinde sorumlu idarenin ... olma ihtimali ortaya çıktığından eldeki davayı açtıklarını, şimdilik 10,00TL kamulaştırmasız el atma tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, davanın Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/424 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atmadıklarını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atmadıklarını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın alanının 30.000 m²nin altında kalması nedeniyle sorumluluğun ilçe belediyesine ait olduğunu, davacının imar durumunu bilerek taşınmazı satın aldığını, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın imar planında ticari rekreasyon ve özel spor alanı olarak düzenlendiğini, kamuya özgülenmekten çıkarıldığını, özel spor alanında kaldığından sorumluluğun Gençlik ve Spor Bakanlığına ait olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "belediye hizmet alanı" olarak ayrıldığı, akabinde taşınmazın 2016 onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı değişikliği kapsamında ''ticari rekreasyon alanı ve özel spor" alanı olarak ayrıldığı, minimum ifraz koşulunun 2.500 m² olarak belirlendiği, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde yapı ve tesis olmadığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin vergiye esas rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki dava konusu edilen davacı paylarının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline, hüküm altına alınan bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın kesinlik sınırının üzerine olduğunu, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğunu, kaldırılmasına karar verilmesini ileri sürmüş, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazı kapsayan alanın 1997 yılı onaylı 1/5000 ölçekli ... Planında “belediye hizmet alanı” olarak planlandığı ve en son 2015 yılı onaylı 1/5000 ölçekli ... Planı ile 2016 yılı onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarında “Ticari Rekreasyon alanı ve Özel Spor alanı” olarak planlanmış olduğu, taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı ve dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davaları neticesinde davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu da gözetilerek 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 inci maddesi ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi gereği adli yargı görevli olup bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü, Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği ve harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tabi davalarda maktu alınması gerektiği hâlde, vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

3. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

4. İlk Derece Mahkemesi kararının (5) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesinde, karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle kabul edildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1571, K. 2026/763, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1571-e-2026-763-k-f7980b15454e