Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15643 E. 2026/10413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15643
- Karar No
- 2026/10413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1799 Esas, 2025/1551 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/548 Esas, 2023/214 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Mahallesi eski 1805 parsel sayılı taşınmazda murisi ... ...’ın malik olduğunu, dava konusu taşınmazda davalı idare tarafından 07.06.2005 tarihli ve 1675 sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uyarınca imar uygulaması yapıldığını ve dava konusu parselin 3215 ada, 6, 7, 8,9 parsel ve 1806 parsele şuyulandırıldığını, imar uygulamasının İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 2010/2062 Esas, 2012/321 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğini ve Danıştay 6. Dairesinin 2012/3220 Esas sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, 3215 ada, 6 parsel, 7 parsel, 8 parsel, 9 parsellerin uygulama öncesi hali olan 1805 parsele dönüştüğünü, taşınmazın bir kısmına davalı ... tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el konulduğunu, diğer davalı idare tarafından ise parsel üzerine ... İmam Hatip Ortaokulu Binası ve müştemilatı inşa edildiğini, kamulaştırma yapılmadan taşınmaza el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; hatalı alınan emsal ile dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu 1805 parselin ayırma çapı ile uygulamaya alınan kısımlarında 2005 yılında yapılan imar uygulaması işleminin idare mahkemesince iptal edildiğini ve geri dönüşüm işlemlerinin tamamlanma safhasında olduğu gözetilerek el atma bedeline hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kaldırım ve yol olarak terkin edilecek kısma ilişkin ifraz işlemine gerek bulunmadığını, hükmün infazında çelişki olmaması için bu kısmın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili idarece dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın değerinin tapuya tescil tarihi itibarıyla belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın hala 32 15... , 7, 8, 9 parsel olarak aktif olduğunu, tapu kaydı pasif olan 1805 parsel üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, Hazine adına kayıtlı 32 15... parsel sayı taşınmazın Ortaöğretim alanında kaldığını, okulun 32 15... parsel sayılı taşınmazda bulunduğunu ve bu parselin düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında Hazine adına kaydedildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hükme esas fen raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmın davacı adına tesciline karar verilmesi hatalı olup Hazine adına tescili gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarelerin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak metrekare rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, istinaf edenlerin sıfatı gözetildiğinde taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, ancak 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeden, Bağcılar Belediyesinden nispi harç tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, bedeline hükmedilen (C) ile işaretli okul alanının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idareler vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dosya kapsamından ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu ... Mahallesi 1805 parsel sayılı 14.960,00 m² yüzölçümlü taşınmazın ayırma çapı ile 3 parçaya ayrıldığı, 9.097,50 m²lik kısmının uygulamaya girdiği, 5590,00 m²lik kısmının 2491 parsel ve 272,50 m²lik kısmının 2492 parsel numarası ile tescil edildiği, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak kalan kısımların 32 15... parsel, 7 parsel, 8 parsel olarak malikler adına, 32 15... parsel olarak ise Hazine adına tescil edildiği, 18 05... parsellerin ayırma çapı ile uygulamaya alınan kısımlarında 31.05.2005 tarihli ve 1585 sayılı, 07.06.2005 tarihli ve 1675 sayılı ve 21.02.2006 tarihli ve 414 sayılı Encümen Kararlarına istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi uygulaması yapıldığı, uygulamanın 26.09.2006 tarih ve ... yevmiye ile tescil edildiği, ancak yapılan uygulamanın İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 2010/2062 Esas, 2012/321 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiğinden eski kadastral 1805 parsel sınırlarına geri dönüşüm işleminin yapılması için 29.03.2012 tarihli ve 1132 sayılı, 16.03.2021 tarihli ve 287/1 sayılı Encümen kararlarının alındığı ve çalışmaların devam ettiği, uygulama sonucu oluşan 32 15... ,7,8 ve 9 parsellerin henüz geri dönüşüm işlemleri tamamlanmadığından, tapu kütüğünde halen 32 15... ,7,8 ve 9 parsellerin aktif olarak kayıtlı olduğu, 1805 parselin tapu kaydının ise pasif olduğu, hükme esas alınan 27.07.2022 tarihli fen bilirkişi raporunda el atılan alanların eski 1805 parsel üzerinden tespit edildiği anlaşılmıştır.
5. Bu durumda, Mahkemece en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ilgili Belediyeden istendikten, dava konusu ... Mahallesi 1805 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu gittiği yeni tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan, şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtiltildikten sonra, mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsellere davalı idarelerce fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazların imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığının, kamuya özgülenme durumunun devam edip etmediği tespit edilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
6. Kabule göre de, imarla oluşan parsellerin tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.