Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1523 E. 2025/8594 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1523
Karar No
2025/8594
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3150 Esas, 2024/2210 Karar DAVA TARİHİ : 08.09.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/778 Esas, 2024/198 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile tescile ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 87 87... parsel sayılı taşınmaza davalı kurumun haksız olarak el attığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kamulaştırmasız el atma bedeli olarak 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı-karşı davacı idare vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, taşınmazın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan imar planı ile ''Kreş Alanı'' olarak planlandığını, fiili el atma bulunmadığını, müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, ancak davacı paylarının bedele dönüşmesi nedeniyle ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, taşınmazın kreş alanı olarak ayrılan 223,56 m²sinin tapusunun iptali ile idare adına tesciline, asıl davada tescil kararı verildiğinden karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dileçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı-karşı davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tapu kaydında çeşitli şerh, beyan, ipotek ve hacizler bulunduğunu, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 163 üncü ve 165 nci maddeleri uyarınca söz konusu durumların bekletici sorun yapılması ve öncelikle bu ön sorunun giderilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın imar uygulaması kapsamında olduğunu, uygulama neticesinde taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesi gereği bedelsiz terk edilecek yerde kalması halinde taşınmazın bu kapsamda kalan bölümü için bedel ödenmeyeceğini, düzenleme ortaklık payı içinde kalan kısımlar için bedele hükmedilerek idareden tahsili yoluna gidilmeye çalışılmasının hatalı olduğunu, davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, imar planını yapan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, tek bir emsal taşınmazın irdelenmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın metrekaresine fazla değer biçildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 87 85... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmî kurum alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edilerek dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 15.06.2022 tarihi itibarıyla 19.593,51 TL olarak kabulünün yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçeleriyle davalı -karşı davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Kamu düzenine ilişkin hususların resen tetkikinde; dava konusu taşınmazın kreş alanı olarak ayrılan bölümündeki davacı-karşı davalı payının iptali ve davalı-karşı davacı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde davacı-karşı davalı payına tapuda düşen yüzölçümün iptali ile davalı-karşı davacı idare adına tescile karar verilmesi hatalıdır.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı- karşı davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine,'' Fen bilirkişi raporunda Kreş Alanı olarak gösterilen 4635 m²lik bölümde davacı-karşı davalının payının iptali ile davalı-karşı davacı ... adına tesciline'' cümklesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1523, K. 2025/8594, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1523-e-2025-8594-k-8652d0d6eb60