Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1498 E. 2025/2756 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1498
Karar No
2025/2756
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1313 E., 2024/1743 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/410 E., 2024/184 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... .... vekili dava dilekçesinde; ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesinde bulunan 106 ada 211, 212, 236, 245, 256 parsel, 32 ada 171 parsel, 132 ada 171, 189, 194, 196, 200, 274 parsel ve ... Mahallesinde bulunan 108 ada 45, 68, 88, 89, 93 parsel, 101 ada 38 parsel, 105 ada 18 parsel, 106 ada 7 parsel sayılı taşınmazların esasen miras bırakan ... adına kayıtlı olması gerekirken kadastro çalışmaları sırasında çocukları olan davalı ..., ... ve ... adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptaliyle mirasçılık belgesinde yer alan tüm mirasçılar adına hisseleri oranında tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; miras bırakanın ölümünün üzerinden 30 yıl, kadastro çalışmalarının üzerinden 13 yıl geçtiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davaya konu taşınmazların kadastro çalışmaları öncesinde de davalının tasarrufunda olduğunu, davalının 1993 yılında babasının ölümünden sonra Almanya'dan memleketine döndüğünü, taşınmazları kendince edinerek yıllar boyu herhangi bir itiraz olmaksızın kullandığını, davaya konu taşınmazların bir kısmının davalıya eşi ve eşinin ailesinden kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar davaya süresi içerisinde cevap vermemişlerdir. Davalı ...'in yargılama sırasında ölmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı olduğu, kadastro çalışmalarının .... Mahallesinde 10.04.2008 tarihinde .... Mahallesinde 05.01.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 16.09.2021 tarihinde 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde sehven 32 ada 171 parsel yazılmasının maddi hata teşkil ettiği, böyle bir taşınmaz bulunmadığının Tapu Müdürlüğü yazı cevabında bildirildiği, davaya konu 132 ada 274 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 3 kişiler adına kayıtlı olması nedeniyle bu parsel yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davaya konu diğer taşınmazların kadastro tutanaklarının 10.04.2008 ve 05.01.2007 tarihinde kesinleştiği, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihlerden davanın açıldığı 16.09.2021 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın 106 ada 211, 212, 236, 245, 256, 132 ada 171, 194, 196, 200, 189 parsel, 108 ada 93, 68, 88, 89, 45 parsel, 101 ada 38, 105 ada 18, 106 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hak düşürücü süre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, 132 ada 274 parsel yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro öncesi nedene dayandığı tespit edilmiş ise de davanın mahiyetinin esasen miras bırakandan kalan taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkı olduğunu, davalıların miras bırakan ...'den kalan taşınmazları yolsuz olarak kendi adlarına tescil ettirdiğini, öncelikle taşınmazların miras bırakana ait olup olmadığı tespit edilerek davacının mirasçı olması nedeniyle mülkiyet hakkının korunması gerektiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçerli olmayacağı kanaatinde olduklarını, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; .... Mahallesinde bulunan ...6 ada 211, 245 parsel, 132 ada 171, 194, 196, 200 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 132 ada 189, 106 ada 212 ve 132 ada 189 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 106 ada 212, 236 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ..., ... ve dava dışı paydaşları adına; 106 ada 256 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve dava dışı paydaşları adına; 132 ada 274 parsel sayılı taşınmazın dava dışı şahıslar adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin tüm taşınmazlar yönünden 10.04.2008 tarihinde kesinleştiği, çalışma alanında 32 ada 171 parsel sayılı taşınmaz bulunmadığı, Kerimli Mahallesinde bulunan 108 ada 45,88, 89 parsel, 106 ada 7 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 101 ada 38 parsel, 105 ada 18 parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetilği nedeniyle davalı ... ve dava dışı paydaşları adına; 108 ada 93 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 108 ada 68 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin tüm taşınmazlar yönünden 05.01.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak 16.09.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1498, K. 2025/2756, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-1498-e-2025-2756-k-e1314a042509