Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14625 E. 2026/5557 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14625
Karar No
2026/5557
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1835 Esas, 2025/2758 Karar DAVA TARİHİ : 31.03.2022 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/179 Esas, 2023/821 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz üzerindeki muhtesat bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Ankara ili, ... ilçesi,... Mahallesi 231 66... (eski 1) parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve müvekkillerine ait yapının kamulaştırmasız el atılarak yok edilmesi sebebiyle uğradıkları zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddine, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmesi gerektiğini, yapının metruk, mezbelelik, can ve mal güveniğini tehdit eder ve terk edilmiş durumda olduğunu, raporun ve kararın kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payları da düşülerek değerlerinin tespit edilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği; zemindeki hissenin parselasyon uygulaması sonucunda başka parsele hisselendirildiğini, ancak gecekondunun yapı bedeli ödenmeksizin davalı belediyece yıkıldığı gecekondunun yapı bedelinin ödenmesi gerektiği gözetilmeden bilirkişi raporunda yazılı asgari levazım bedeli ve enkaz bedellerine de hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de bu hususta hükme esas alınan bilirkiş kök ve ek raporunda usulüne uygun hesaplama yapıldığından sadece yapı bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş; taleple bağlılık ilkesinin aşıldığını ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmamış olup davalı idare lehine oluşan taleple bağlılık ve aleyhe hüküm verme yasağı ilkeleri gereği davacı yönünden birinci kararda tespit edilen bedelin kesinleşmiş olduğu gözetilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince aleyhe hüküm kurma yasağı ihlal edilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14625, K. 2026/5557, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14625-e-2026-5557-k-d1495bf9e68f