Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14256 E. 2026/5195 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14256
Karar No
2026/5195
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/656 Esas, 2025/1111 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/40 Esas, 2024/42 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı ... davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre açılan eldeki dava 2942 sayılı Kanun'da düzenlendiği şekliyle 4 ay içerisinde bitirilmesi gereken, işin niteliği gereği 6100 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca ivedi işlerden olup, adli tatilde görülmeye devam edilen bu davalarda, süreler adli tatilde işlemeye devam edecektir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, davalı ... vekiline 21.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 03.09.2025 tarihinde verildiği anlaşılmakla davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Ağrı ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 05... parsel (Eski ... Mahallesi 1 38... parsel) ve ... Mahallesi 2 05... parsel (Eski .... Mahallesi 1 38... parsel) sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dosyada bulunan raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, yıpranma payı oranının düşük belirlendiğini, kamulaştırma bedeli ve yapı bedelinin çok yüksek hesaplandığını, bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, emsal taşınmazın hatalı belirlendiğini, yapı değerinin düşük tutulduğunu ve söz konusu yapıların tarihi yapılar olmasının göz ardı ediliğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin turizmin yoğun olduğu bölge olduğunu, bilirkişi raporuna karşı sunmuş oldukları itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun hatalı, eksik ve bilimsellikten uzak olduğunu, kamulaştırma ve yapı değerinin çok düşük hesaplandığını, enflasyon oranında faiz uygulanması gerekirken yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu ileri srümüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın arsa olarak kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal esasına göre emsalin üstün ve eksik yönleri dikkate alınmak suretiyle dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının tespitinde, üzerindeki yapılara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe göre resmi birim fiyatı uygulanıp yıpranma payı da düşülerek değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dava konusu taşınmaz üzerindeki 36,00 m² yığma samanlık, 50,00 m² yığma samanlık, 150,00 m² yığma kom yapılarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğe ve dosya içerisindeki bu durumla uyumlu fotoğraflarına göre Dairelerince denetlenmesi sonucunda 1. Sınıf B grubu yapı sınıfında değerlendirilmesi gerekirken 2. Sınıf B grubu yapı sınıfında değerlendirme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi doğru görülmemiş yine kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri tekrar etmiş, uygulanan faiz türüne ve faiz başlangıç tarihine itiraz ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki parağrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince dava tarihinden dört ay sonrası olan 06.06.2020 tarihinden karar tarihi olan 25.01.2024 tarihine kadar yasal faiz uygulanması, gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Halil Tan Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı Halil Tan vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

B. Davacı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; 1. Davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendindeki “dava tarihi olan 05.02.2020 tarihinden İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan 25/01/2024 tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmak suretiyle davalılara ödenmesine” ibaresinin çıkartılması yerine “dava tarihinden dört ay sonrası olan 06.06.2020 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 25.01.2024 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/14256, K. 2026/5195, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-14256-e-2026-5195-k-9e250192e550