Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13874 E. 2026/695 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13874
Karar No
2026/695
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/845 Esas, 2025/2684 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/256 Esas, 2022/731 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve davalı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi 3 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerindeki yapının bedelinin dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan yapı yaklaşık birim maliyetlerine göre hesaplanması gerektiği halde bilirkişi raporunda dava tarihindeki maliyetlerin kullanılmasının inşaat maliyetlerinin çok gerisinde kalacağı ve hak kaybı yaratacağı gerekçesiyle Haziran 2022 tarihli maliyetlerinin kullanılmasının hatalı olduğunu, yapı bedelinin yüksek hesaplandığını, emsal incelemesinin uygun olmadığını, iki emsalin aritmetik ortalaması alınarak değer biçilmesinin mevzuata uygun olmadığını, dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazların emlak vergi değerlerinin karşılaştırılmadığını, emsal alınan taşınmazlarda 3 05... parsel imar parseli olduğu halde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadan değer biçildiğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23.10.2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 09.05.2019 tarihli kararı (R.G. 01.06.2019/30791) Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/2081 Esas, 2019/14349 Karar sayılı kararında dikkate alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmaza kıyasi emsal olarak alınan iki adet emsalin satış tarihindeki metrekare birim fiyatlarının ortalaması alındıktan sonra tespit edilen metrekare birim fiyatı dava tarihine endekslenmek suretiyle değer biçildiğinden rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp bilirkişi kurulunca kıyasi emsal olarak alınan taşınmazların satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip bilirkişi raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi Yurt İçi Üretici Fiyat Endeks oranları dava tarihi olan Nisan 2022 itibarıyla 1423,17, emsal alınan 3 05... parselin satış tarihi olan Mayıs 2021 itibarıyla 666,79, emsal alınan 4 22... parselin satış tarihi olan Eylül 2017 itibarıyla 300,9 olduğu hâlde, bu oranlar sırasıyla 1321,90 - 641,93 - 311,85 alınarak hesaplama yapan rapor doğrultusunda karar verilmesi isabetli olmadığından 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince açılan tespit ve tescil davalarında değerlendirmenin aynı Kanun'un 15 inci maddesinin son fıkrası uyarınca dava tarihi itibarıyla yapılması gerektiğinden; dava tarihi 11.04.2022 olup, 2022 yılı için 01.01.2022 tarihi itibarıyla uygulanacak olan 2022/1. döneme ait Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre, yapı sınıfına uygun resmî birim fiyatının esas alınması gerektiği gözetilmeden, 02.06.2022 tarihinden itibaren uygulanması gereken 2022/2. döneme ait resmî birim fiyatı esas alınarak yapı bedelinin hesaplanması yerinde bulunmadığından dava konusu taşınmazla aynı mahallede olan ve bilirkişi raporunda irdelenen, ilgili araştırmaları da mahkemece tamamlanmış olan Barbaros Mahallesi 3 05... parsele göre ve 2022/yılı 1. dönem yapı maliyet cetveline göre hesaplama yapılabilir olduğundan, usul ekonomisi de dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor alınmayarak ve bu hesaplama Dairelerince resen yapılarak istinaf edenin sıfatı da gözetilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı temyiz dilekçesinde özetle: taşınmaza değer biçilirken emsal piyasa değerinin çok altında kaldığı belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ve davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13874, K. 2026/695, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13874-e-2026-695-k-b7f938828d63