Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1374 E. 2025/10769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1374
- Karar No
- 2025/10769
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3084 Esas, 2024/2958 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/52 Esas, 2023/351 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 43608 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilî el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığından, taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin müvekkili belediye meclisinin aldığı karar ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının parselasyon planı kapsamında "Spor Alanı" kapsamında kaldığını, ilgili kamu kurumlarınca kamulaştırılması yapılmadan fiili olarak el atılmasının mümkün olmadığını, dava konusu alanın davacıya satışının yapıldığını ve bahsi geçen satış sırasında kullanım kararının "... Spor Alanı" olduğunun davacı tarafından bilindiğini, davacının kendi isteğiyle dava konusu parselden hisse aldığını, tapu kayıtlarında müvekkili idarenin hissesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idare vekili tarafından imar planlarının iptal edildiği, bu nedenle dava konusu taşınmazın plansız alanda kaldığı, taşınmazın önceki imar planının ayakta olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, bu hususun dikkate alınmadığını, fiilen el atma bulunmayan taşınmaz yönünden davanın reddi gerektiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... spor alanı kullanımına ilişkin imar planının iptal edildiği, spor alanı kullanımına yönelik 1996 onay tarihli imar planının ayakta olduğu ve geriye dönüşüm işleminin yapıldığı, iptal kararından sonra ... Belediyesi tarafından yapılan ve kesinleşen imar planı ile spor alanı olarak düzenlendiği dikkate alındığında sorumluluğun davalı idarede bulunduğu ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dosya içinde yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza imar planında ayrılma amacına uygun fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1996 onay tarihli 1/1000 ölçekli imar planı kapsamında "Spor Alanı" kullanımında iken ... Belediye Meclisinin 10.01.2013 tarihli ve 73 sayılı kararı ile onaylanan plan değişikliği ile taşınmazın “... Spor Alanı” kullanımına dönüştürüldüğü, revizyon imar planı değişikliği uyarınca hazırlanan ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 03.12.2015 tarihli ve 2711/6790 sayılı kararı ile onaylanan 84129/3 No.lu parselasyon planı ile taşınmazın 43608 ada 3 ve 4 parsele şuyulandırıldığı ve tapuda tescillerin sağlandığı, ancak imar planı değişikliklerinin İdare Mahkemesinin kesinleşen kararı ile iptal edildiği, idare tarafından geriye dönüşüm işlemlerine başlandığı ve taşınmazın plansız sahada kaldığı bildirilmiş ise de, Dairemiz denetiminden geçen 2023/555 Esas, 2023/3985 Karar sayılı dosya ile davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu anlaşıldığı gibi ,uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü yerinde olduğundan işin esasına girilmesinin yerindedir. 3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.