Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1656 E. 2025/6278 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1656
- Karar No
- 2025/6278
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2681 Esas, 2024/2321 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ..., ... tapuya kayıtlı 245 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza idarece belirlenen bedelinin düşük olduğunu belirterek kamulaştırma bedelinin yeniden tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/495 Esas, 2019/319 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ve baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle davacı idare lehine tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2018/495 Esas, 2019/319 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2022 tarihli ve 2020/1725 Esas, 2022/1479 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin yerinde olduğu belirtilerek, fazla depo edilen bedelin iadesine ilişkin hükümler yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2022 tarihli ve 2020/1725 Esas, 2022/1479 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapı yönünden, kıymet takdir raporunda eksik imalatlar nedeniyle %10 değer azalışı verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yapının yapıldığı bölge ve yapım şartlarının zorluğu gibi hukuki olmayan gerekçelerle eksik imalatların neler olduğu ve taşınmazda oluşturacak değer kaybının hesaplanmadığı, böylelikle kıymet takdir raporu ile hükme esas alınan raporda çelişki bulunduğu, bu nedenle söz konusu yapıların iç ve dış özellikleri ayrıntılı olarak incelenip elektrik, içme suyu, kanalizasyon tesisatlarının olup olmadığı, su ve elektrik aboneliklerinin bulunup bulunmadığı, ıslak ve kuru zemin kaplamaları, mutfak dolabı, banyo, tuvalet, çatı kaplaması vs. gibi bir meskende olması gereken tüm unsurların hangilerinin bulunmadığının tek tek ayrıntılı olarak açıklanarak, bulunan eksik imalatların dava konusu taşınmaz üzerinde oluşturacağı değer kaybını gerekçeli olarak açıklayan şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin yerinde olduğu belirtilerek, hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların eksik imalatlarının tek tek ayrıntılı olarak açıklanarak, bulunan eksik imalatların dava konusu taşınmaz üzerinde oluşturacağı değer kaybının gerekçeli olarak belirlenmesi için ek rapor alındığı, ek raporda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının eksik imalatlar nedeniyle %10 değer düşüklüğü oluşacağı belirtilerek buna göre hesaplama yapılmak suretiyle tespit edilen bedel üzerinden davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle davacı idare lehine tapudan terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ürünlerin dekara verim miktarlarının yüksek alındığını, alınan değerlerin bölge ortalamasının üstünde olduğunu, ürünlerin üretim masraflarının düşük alındığını, kapitalizasyon faiz oranının %6 olarak alınması gerekirken %4 oranında alınmasının doğru olmadığını, mütemmim cüzlerin yaşlarının doğru tespit edilmeden değer takdiri yapılarak değerlerinin yüksek alındığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.