Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1355 E. 2025/8915 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1355
Karar No
2025/8915
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/824 Esas, 2024/2891 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 39415 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parselin imar planında Ticari Rekreasyon alanı kullanımında olduğunu, söz konusu taşınmaz için herhangi bir kamulaştırma işlemine rastlanmadığını ve herhangi bir fiili el atmanın bulunmadığını, taşınmazın 1.543 m²lik kısmında Türkiye Elektrik Kurumu lehine irtifak hakkının bulunduğunu, taşınmazın özel amaçlı kullanımının mümkün olması nedeniyle kamulaştırılması gerekli alanlardan olmadığını, fiili el atma olmamış alanlarda kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için idarenin sahiplenme kastı ile dava konusu taşınmaza fiilen ve kalıcı nitelikte el atmasının gerektiğini, söz konusu alanda herhangi bir fiili el atmanın olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atmanın bulunmadığını, yargı yolu nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, mülkiyet hakkı kısıtlılığının olmadığını, Danıştay kararlarının dikkate alınmadığını, raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğunu, taşınmazda tesis edilmiş olan enerji nakil hattının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2008 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanında kalmakta iken . ... Belediye Encümeninin 11.08.2020 tarihli ve 803 sayılı kararı ile onaylanan revizyon 1/5000 ölçekli ... Planında ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kullanım amacının "ticari rekreasyon alanı" olarak belirlendiği, her ne kadar taşınmaza fiili olarak el atılmamış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergiye esas değerleri de kıyaslanarak, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan ve yargı denetiminden geçen bedelde değerlendirilmek suretiyle çıplak m² birim bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği ne var ki dava konusu taşınmaz üzerinden tapuda tescilli olan irtifak hakkına konu enerji hattından dolayı taşınmazın tamamında meydana gelen değer düşüklüğü oranına göre davacı payına düşen tazminat bedelinin 6.640.641,12 TL olduğa ilişkin ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve Dairemizce alınan ek rapor uyarınca belirlenen bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne, 08.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının "kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davaları yönünden" iptal edildiği dikkate alınarak yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline ve reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı 04.11.1983 tarihinden sonraki döneme ilişkin el atmalarda nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine dair kararı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 ncü maddesi (1) numaralı bendine göre, "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak hükmedilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan ek rapor uyarınca belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi bozmayı gerektirir ise de vekâlet ücreti hususu kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının “kamulaştırmasız el atma sebebine dayalı tazminat davaları” yönünden iptaline karar verildiği dikkate alınarak reddedilen kısım yönünden davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi uygundur. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1355, K. 2025/8915, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1355-e-2025-8915-k-1794bdd8506f