Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12840 E. 2026/8352 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12840
Karar No
2026/8352
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/963 Esas, 2025/1770 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki haksız yere yapılan kesinti nedeniyle ödenmeyen taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.05.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2 40... parselin 2.172 m² olarak kayıtlı olduğunu, ifraz beyannamesinden de görüleceği üzere 5278 m² yüzölçümlü 2 40... parsel sayılı taşınmazdan 1969 yılında yapılan yola terk işlemi neticesinde 778,50 m²sinin yola terk edilerek toplamda 13 adet parsel oluştuğunu, ve dava konusu taşınmazın da bu işlem neticesinde 2.172,00 m² olarak tapuya tescil edildiğini, bu parsele ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasının ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.09.2011 tarihli ve 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyası ile görüldüğünü; ancak bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken taşınmaz imar parseli olduğu hâlde, kadastro parseli kabul edildiğini, emsal karşılaştırması sonucu bulunan bedelden 2. kez ve %40 oranda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, bu itibarla 868,80 m²lik kısmın bedelinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Yargıtay tarafından kabul görmediğini, kesinleşmiş yargı kararının dikkate alınması gerektiğini, kararın 2012 yılında kesinleştiğini, aradan 11 yıl geçtiğini, ifraz işlemlerinde 2. kez düzenleme ortaklık payı kesilmediğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesinin uygulanmadığını, 16 ncı madde uygulamalarına ilişkin olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının 05.01.1982 tarihinde onaylandığını, taşınmazın kısmen park kısmen yaya yolu kullanımında olduğunu, taşınmazın ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı kararı ile belediye adına tescil edildiği, kararın 01.11.2012 tarihinde kesinleştiğini, ilk davanın bilirkişi raporunda taşınmazın kadastral parsel olduğu tespit edilerek emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, aradan 11 yıl geçtiğini, davacılar tarafından ... 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/263 Esas sayılı dosyasında aynı taleple dava açıldığını; ancak davanın takipsiz bırakıldığının tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;, dava konusu taşınmaz ile ilgili ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama sonucu verilen kararın onama suretiyle kesinleştiğini, davacı yanın bu davadaki talebinin görülen davada dinlenmediğini, bu nedenle kesin hüküm bulunduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama sonucu verilen kararın onama suretiyle kesinleştiğini, davacı yanın bu davadaki talebinin görülen davada dinlenmediğini, bu nedenle kesin hüküm bulunduğundan davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 40... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 5.278,00 m² yüzölçümlü 2 40... parsel sayılı taşınmazdan 1969 yılında yapılan yola terk ve ifraz işlemi sonucu 13 adet parselin oluşturulduğu, ifraz ve yola terk işlemleri yapıldıktan sonra 26.05.1969 tarihli ve 1330 yevmiye numaralı işlem ile tapuya tescilin gerçekleştiği, bu hali ile dava konusu taşınmazın 1969 tarihi itibarıyla imar parseli vasfını kazandığı, ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda aslfaltanıp yol olarak kullanıldığı belirlenen 43,57 m²'lik kısmının yol olarak terkinine, yol olarak el atılan ve ... sorumluluğunda bulunan bölüm dışında kalan 2.128,43 m²'lik kısmının ise 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kentsel dönüşüm alanında kaldığından bu bölümün tapusunun iptali ile ... adına tapuya tesciline, her iki bölüm için ayrı ayrı hesaplanan tazminatın davalılardan alınmasına karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/128 Esas, 2012/9841 Karar sayılı kararı ile onandığı, bu kez karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından karar düzeltme yoluna gidildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/14893 Esas, 2012/21055 Karar sayılı kararıyla talebin reddine karar verilmesi neticesinde, mahkeme kararının 01.11.2012 tarihinde kesinleştiği, bu bakımdan; dava konusu taşınmazın imar parseli olduğu hususunun ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında belirlenebilir nitelikte olduğu ve bu dosya kapsamında yapılan yargılama sonucunda dava konusu taşınmazın % 40 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak tespit edilen m² birim bedeli üzerinden hesaplanan tazminatın Yargıtay onama kararı sonucunda kesinleştiği, işbu dosyada ileri sürülmesi gereken itirazın karar kesinleştikten sonra ayrı bir dava açılarak ileri sürülemeyeceği, ortada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü ve 333 üncü maddelerinde düzenlendiği üzere kesin hükmün bulunduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılan ilk davada ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kadastral parsel kabul edildiğini ve % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşüldüğünü, bu niteliğine göre hesaplanan bedel üzerinden kabul kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, o dosyada taşınmazın bedelinin haksız yere % 40 düzenleme ortaklık payı kesilen eksik metrekare birim bedeli üzerinden hesaplandığını, bir taşınmazdan ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ilk dosyada ödenen bedelin hangi yer için ödendiği hususun kesin hüküm oluşturduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız yere yapılan kesinti nedeniyle ödenmeyen taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle açılan ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/428 Esas, 2011/350 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın tamamının bedelinin ödendiği ve Dairemizce de bu bedel uygun bulunarak kararın onandığı, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idareler adına tescil edildiği, taşınmazın bedeli ödenmeyen bir kısmının bulunmadığı, davacı tarafça ileri sürülen hususların da ilk dosyada tartışıldığı anlaşılmış olup davanın reddine ilişkin olarak verilen karar sonucu itibarıyla doğrudur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12840, K. 2026/8352, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12840-e-2026-8352-k-55a2a67ce638