Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12621 E. 2026/875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12621
- Karar No
- 2026/875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2448 Esas, 2025/1073 Karar KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/218 Esas, 2024/343 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi 1 05... , 10, 11, 12... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kıymet takdirinde belirtilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazların gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, davacı idare tarafından henüz taşınmazlar üzerinde hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmadan fiili olarak kullanılmaya başlanıldığından Mahkemece tespit edilecek taşınmazların bedeline el atma olgusunun gerçekleştiği tarihten itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının işletilerek davacı idari kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, kıymet takdirinde belirtilen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazların gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğini, davacı idari kurum tarafından henüz taşınmazlar üzerinde hiçbir kamulaştırma işlemi yapılmadan fiili olarak kullanılmaya başlanıldığından Mahkemece tespit edilecek taşınmazların bedeline el atma olgusunun gerçekleştiği tarihten itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının işletilerek davacı idari kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların susuz tarla vasfında olduğunu, taşınmazların değeri hesaplanırken hıyar ya da biber ürünlerinden birinin münavebeye dahil edilmesi gerekirken iki ürünün birden münavebeye dahil edilmiş olması nedeniyle kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bedelinin gerçek değerinin çok altında belirlendiğini, yerel mahkemece delillerinin tam olarak toplanmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlara yönelik kamulaştırmasız el atma davası açtıklarını ve davacı idarenin uzun süredir bedel ödenmeksizin taşınmazları kullandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirme sonucu hazırlandığını, tanık bildirmelerine ve duruşmada hazır etmelerine rağmen tanıkların Mahkemece dinlenmediğini, taşınmazların arsa vasfında olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, bilirkişi raporunda münavebeye alınan ürünlerin ürün maliyetlerinin brüt gelirine oranla çok yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usule, kanuna ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, delillerinin tam ve eksiksiz toplanmadığını, dava konusu taşınmazlara objektif değer artışı uygulanmamasının hatalı olduğunu, 2022 verileri kullanılmasına rağmen kaldırma kararından önceki 2021 verilerine göre metrekare birim değerinin düşük çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin maliyetinin brüt gelirin 1/3 ü oranında alınması gerektiğini, tanık deliline dayanmalarına rağmen tanık bildirmeleri için süre verilmediğini, gerekçeli kararda hükmedilen iade tazminat miktarının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince dosya arasına alınan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu taşınmazların sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda sulu olduğu belirlenen taşınmazlar için uygun münavebe ürünü alındığı ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin dosya içerisinde bulunduğu, bilirkişi kurulunca bu verilere göre ve sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin yerinde olduğunu, ancak Dairelerinin iade kararı sonrası, İlk Derece Mahkemesince tespit edilen bedelin, ilk karara göre tespit edilen bedelden düşük olduğu ve dolayısı ile idareye iade edilecek bedel bulunduğu anlaşılmakla birlikte, Dairenin iade kararı öncesi hükme esas alınan ek raporda 1 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 1.580.626,77 TL olarak hesaplandığı ve bu miktarın depo edildiği, ancak davalılara hisseleri oranında dağıtılırken 1/10 hisse sahibi olanlara 158.062,677 TL ve 1/40 hisse sahibi olanlara 39.515,67 TL olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken hükme esas alınan ek raporda hatalı hesaplama gözden kaçırılarak ve hatalı olarak 1/10 hisse sahibi olanlara 175.625,19 TL ve 1/40 hisse sahibi olanlara 43.906,29 TL ödenmesine karar verildiği, hatalı hesaplama nazara alınarak son kararda iade edilecek bedelin fazla hesaplanmasının ve Dairelerinin iade kararı öncesi ödenmesine karar verilen kamulaştırma bedelinin ödenmesi yönünde "yeniden karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilerek bedel yönünden hüküm kurulmamasının, ayrıca taşınmazların "davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle...Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline ve baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine" dair karar kurulması gerekli iken terkin hükmü kurulmamasının ve hüküm fıkrasının E-10 maddesinde vekâlet ücretinin yazımında davalılardan ... vekille temsil edildiği hâlde, ... dışında davalılar vekille temsil edildiğinden şeklinde ... vekilinin dışarıda bırakılması ve gerekçeli karar başlığına ...'nın vekilinin eklenmemesinin doğru görülmediği gerekçeleri ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ...'den ve davalılar ...'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.