Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2509 E. 2026/6508 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2509
Karar No
2026/6508
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1405 E., 2025/1563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/95 E., 2025/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gemiadamı olduğunu ve ... isimli gemide 27.04.2017 tarihli iş sözleşmesi ile baş makinist olarak çalıştığını, müvekkilinin bu sözleşmede ücretinin aylık 4.000,00 Amerikan doları (USD) olarak belirlendiğini ancak ücretlerinin eksik ödendiğini, bu nedenle 20.11.2018 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını ve İstanbul 17. Asliye ... Mahkemesinin 23.11.20 28... /129 D. İş 2018/128 K. sayılı kararıyla ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne ve ... isimli gemi üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiğini, iş bu ihtiyati haczin İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2018/41402 Esas sayılı icra takip dosyasında uygulandığını, ihtiyati haciz kararının tamamlayıcı merasimi olarak dava açılması yolunu tercih ettiklerini, müvekkilinin ... isimli gemide yaptığı çalışmalar karşılığı olan ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacağının mevcut olduğunu ileri sürerek ücret ve yıllık izin ücretinin davalılardan tahsilini ve dava konusu alacaklar bakımından kanuni rehin hakkı tesis edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan.... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının gemi üzerinde kanuni rehin hakkı isteme hakkı bulunmadığını, müvekkilinin davacının çalıştığı geminin yeni maliki olduğunu ve dava konusu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6102 sayılı Türk ... Kanunu'nun 1127. maddesinde, "Gemiadamlarının çalıştırılmasından doğan bütün borç ve yükümlülükler kiracıya aittir. Geminin gemiadamlarıyla birlikte kiracının emrine verildiği kira sözleşmelerinde, gemiadamlarının çalıştırılmasından doğan bütün borç ve yükümlülüklerden kiraya veren, kiracı ile birlikte ve müteselsilen sorumlu olur." düzenlemesine yer verildiği, dosyada mübrez 16.03.2017 tarihli kira sözleşmesi içeriğinden davacıların murisinin çalıştığı dönemde geminin çıplak kira sözleşmesi ile davalı ... Dış Tic. AŞ tarafından işletildiği, belirtilen hüküm karşısında dava konusu alacaklardan geminin çıplak kiracısı olan davalı ... Dış Tic. AŞ'nin sorumlu olduğu, diğer davalıların sorumluluklarının bulunmadığı ve şartları oluşmadığından kanuni rehin hakkı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti. ve .... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... Dış Tic. AŞ yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bazı davalılar hakkında husumetten red kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Davalılar arasında organik bağ olduğunu ve davalıların tüm alacaklardan birlikte sorumlu olduklarını, 3. Kanuni rehin hakkının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların dava konusu işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olup olmadıkları ve kanuni rehin hakkı talebine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2509, K. 2026/6508, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2509-e-2026-6508-k-b8a0247991f9