Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12610 E. 2026/2140 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12610
Karar No
2026/2140
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1311 Esas, 2025/1448 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/330 Esas, 2025/135 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun vekilinin ecrimisil talebi yönünden usulden reddine, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 27.06.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290.00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı idare vekilinin ecrimisil talebi yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazın 1/5 hissesine sahip olduğunu, taşınmaz üzerinden geçirilen enerji nakil hattının taşınmazın değerini büyük ölçüde düşürdüğünü bu nedenle pilon yeri bedeli irtifak hakkı karşılığının ve ecrimisil davalı idareden tahsiline karar verilmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu parsel üzerindeki enerji nakil hattının civar köylere elektrik verilmesi amacıyla tesis edildiğini, davanın reddine, aksi hâlde, davalı lehine daimi irtifak hakkı kurulması ve taşınmazda varsa direk yerinin TEDAŞ Genel Müdürlüğü adına kamulaştırılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; objektif değer artışının yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi kök raporunda ve 1.ek raporda dava konusu taşınmaz için %250 objektif değer artışı oranına davacı vekili tarafından herhangi bir somut gerekçe gösterilmeden itiraz edildiğini, müvekkili kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın el atma tarihindeki niteliği taspit edilip o tarihteki niteliğine göre arazi olması nedeniyle o yörede yaygın yetişen ürünlerden oluşturulan münavebe ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verileri kullanılarak net gelir hesabı yapıldığı, taşınmaz sulu tarım arazisi vasfında olduğundan %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmasının yerinde olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikler de dikkate alınarak %500 objektif değer artış oranı uygulanmasında taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve ağaçların hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği, taşınmazın tapu kaydında bulunan geçit hakkı şerhi nedeniyle taşınmazın değerinde oluşacak değer düşüklüğünün dikkate alınmadığı görülmüş ise de, aynı münavebe ürünleri ile aynı bölgeden Dairelerinden geçen dosyalarda metrekare bedelinin 6.582,12 TL olduğu, eldeki dava konusu taşınmazın metrekare bedelinin ise 6.140,21 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla bu durumda sonuç olarak tespit edilen kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idarenin lehine olduğu, dava tarihi 2024 yılı olduğu hâlde, 2023 yılına ait İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre hesaplama yapılması doğru görülmemiş ise de bu durum istinafa gelen davalı idare lehine olduğundan ve davacı tarafın verilen karara karşı istinafı bulunmadığından kaldırma nedeni yapılmadığı, ecrimisil kararı yönünden hüküm incelendiğinde ise davacının dava dilekçesindeki talebinin 100,00 TL olduğu, bilirkişi raporunda davacının payına düşen ecrimisil bedelinin 949,19 TL olarak hesaplandığı, 6100 sayılı Kanun'un 341 inci maddesine gereğince karar tarihi olan 2025 yılında dava değeri 40.000,00 TL'nin altında olan ecrimisil yönünden verilen kararın kesin olduğu, istinafa tabi bir karar olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin ecrimisil tazminatına yönelik istinaf başvurusunun kararın miktar itibarıyla kesin olması nedeniyle reddine, kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak taşınmaza değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atma Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12610, K. 2026/2140, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12610-e-2026-2140-k-c1f07c4c77f8