Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12562 E. 2026/4947 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12562
- Karar No
- 2026/4947
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1508 Esas, 2025/1282 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/99 Esas, 2024/636 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 9 77... , 203, 210, 211 ile ... Mahallesi 10 55... ve 137 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu neticesinde azaldığını ileri sürerek düzeltme işlemi ile oluşan eksikliğin tazmin edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; güncelleme kadastrosunun kesinleştiği tarih olan 2020 yılı üretim verileri esas alınarak yeniden bir hesaplama yapılması gerekirken 2023 yılı üzerinden değerleme yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu 9 77... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak tesis kadastrosundaki alanının 2750 m²den güncelleme kadastrosuyla 2690,47 m² ye düşmesi ile oluşan 29,53 m²lik bir alan üzerinden tazminata hükmetmesinin yerinde olmadığını, zira taşınmaz için yanılma sınırı 52,92 m² olup söz konusu 29,53 m²lik kısmın yanılma sınırı içerisinde kaldığını, davacının taşınmazının çapında değişiklik olmadığı yalnızca hesap hatası nedeniyle ilk tesis kadastrosunda yüzölçümünün fazla gösterildiği bilirkişilerce değerlendirildiğinden davacının taşınmazının kadastrodan önceki sınırları ile şu anki sınırları aynı olacağından tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 05.01.1996 tarihinde satış yoluyla sahibi olduğu taşınmazların sonrasında 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca düzeltme işlemine tabi tutulduğu ve taşınmazların yüzölçümünün azaldığının anlaşıldığı, anılan eksilmenin teknolojik ve yöntem farklılıklarından kaynaklandığı, taşınmazın zemindeki kullanım durumu ile haritasındaki sınırlarında eylemli bir değişiklik olmadığının tespit edildiği, şu durumda; dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki azalma nedeniyle davalının sorumluluğuna gidilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, düzeltme işleminin 18.12.2020 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 03.02.2023 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu gözetilerek bedelin net gelir metoduna göre belirlenmiş olması, taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4,5 oranında alınması, taşınmazın konumu itibarıyla objektif değer artış oranının %20 uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.