Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12447 E. 2026/3346 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12447
- Karar No
- 2026/3346
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/315 Esas, 2024/3035 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/641 Esas, 2023/362 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Karaman ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 46... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle el atmanın önlenmesine, aksi hâlde, taşınmazın gerçek değerinin tespiti ile davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğramış olması sebebi ile reddine karar verilmesini, kamulaştırılan taşınmazın geri alma hakkının gündeme gelebilmesi için öncelikli olarak kamulaştırılan taşınmaz nezdinde belirlenmiş olan kamu yararına tesis edilen amacın ortadan kalkması ve kamulaştırma işleminin kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık bekleme süresinin geçmesi gerektiğinin davaya konu olayda kesinleşen bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını davacıların bu talebinin ise geçerliliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının reddine, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; maliklere İçtihatı Birleştirme Kararı doğrultusunda tanınmış seçimlik hakkın gözetilmediğini, asli taleplerinin el atmanın önlenmesi olduğunu, usul ve kanuna uygun bir şekilde kamulaştırma işlemleri yapılmadığını, gerçek değer tespiti yapılamadığını, tespit edilen taşınmaz bedelin ise enflasyon karşısında adeta yok olduğunu ve hâlen tahsil edilemediğinden yok olmaya devam ettiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın esası hakkında yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığını, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılabilmesi için taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz hakkında HES üretim tesisi kurulacağı gerekçesiyle el atma kararı alınmasının, fiilen el konulmadıkça el atma sayılmayacağını, taşınmaz için belirlenen zemin değerine, aynı zamanda % 40 gibi oldukça yüksek objektif değer artış oranı eklemek suretiyle taşınmazın toplam bedelinin belirlenmesinin isabetsiz olduğunu, davacılar lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi, davacıların el atmanın önlenmesine ilişkin talebi yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davalı yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonra olduğu hususu sabit olmakla uzlaşma yoluna başvurulmaksızın doğrudan dava açılmış olmasında da herhangi bir usulsüzlük olmadığı, arazi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu, kamulaştırmasız el atma davalarında değerlendirme dava tarihine göre yapıldığından dava tarihinden yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu taşınmaz hakkında alınan acele kamulaştırma kararı doğrultusunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2017 tarihli ve 2016/365 Esas - 2017/200 Karar sayılı kararıyla davaya konu taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği ve 85.115,16 TL olarak tespit olunan acele el koyma bedelinin de davaya konu taşınmazın paydaşlarına tapu kaydındaki hisseleri oranında ödenmesine karar verildiği, davalı idarenin davaya konu taşınmaza yönelik işlem ve eylemlerinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) hükümlerine dayandığı ve bu kanun hükümleri uyarınca gerekli usulü işlemlerin idare tarafından yerine getirildiği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebinin reddine yönelik olarak verilen karar usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır." hükmü gereğince acele el koyma kararı üzerine taşınmazın başkasına devir, ferağ ve temlikinin yapılamayacağına ya da acele el koyma kararı bulunduğuna dair tapu kütüğüne şerh verildiğinden fiili el atma olmasa dahi tapu malikinin veya muhdesat sahibinin tasarruf yetkisinin süresi belirsiz bir şekilde kısıtlanması ve idarece 20 nci madde uyarınca taşınmaz mal boşaltılabileceğinden taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi yerindedir.
3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla yerindedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Bilirkişi kurulunca değerlendirmeye esas alınan münavebe ürünlerinin 2022 yılı itibarıyla dekar başına ortalama verim ve hasat dönemi toptan satış fiyatları ile ayrıntılı üretim giderini (harcama kalemlerini tek tek) gösteren veri cetveli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip sermaye faizi, genel idarecilik giderleri, tarla kirası ve bilinmeyen masraflar kalemlerinin üretim masraflarına dâhil edilmeyeceği de göz önünde tutularak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin üretim masraflarının, brüt gelirin %50'sinden yüksek oranda alınması ekonomik tarım yapılmasında tereddüt yaratacağından, bu husus İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne sorularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.