Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12421 E. 2026/3305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12421
- Karar No
- 2026/3305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1530 Esas, 2025/1460 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/291 Esas, 2024/240 Karar
Taraflar arasındaki kesinleşen orman sınırı içerinde kalan taşınmazın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin malik olduğu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 845 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman sahasında kaldığından bahisle orman idaresi tarafından açılan dava sonucunda tapusunun iptal edildiğini, müvekkilinin bu durumda hiçbir kusurunun bulunmadığını ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerine hükmedilmediğini, İlk Derece Mahkemesi kararının davacının mülkiyet hakkını zedeler nitelikte olduğunu, tazminata işletilecek faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kanının usul ve kanuna aykırı olduğunu, sorumluluğun Hazineye ait olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini açılan davada zaman aşımı süresinin geçtiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin ormanlık olması sebebiyle tarım arazisi olarak nitelendirmesinin hatalı olduğunu, Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın tamamının orman vasfında olmadığını, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin yüksek olduğunu, davalı idare aleyhine keşif harcına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınması, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu gözetilerek bedelin net gelir metoduna göre belirlenmesi taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4,5 oranında alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özellikler de gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %25 uygulanması sonucu 2023 yılı için 177,98 TL olarak hesaplanan metrekare birim fiyatının bölgenin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, tüm tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde ve davacılar yararına nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, her ne kadar alınan fen ve orman raporlarına göre taşınmazın bir kısmının orman alanında bir kısmının ise 2/B sahasında kaldığı belirtilmiş ise de taşınmazın 3.603,16 m² olan yüzölçümü ile davacılar adına kayıtlı olan tapusu iptal edilerek Hazine adına tescil edilmiş olması nedeniyle, taşınmazın tamamı yönünden değer biçilmesinde, mahiyeti itibari ile yargılama gideri kapsamında keşif yolluğu olarak tahsil edilen keşif harcının yargılama giderlerine dahil edilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.