Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12415 E. 2026/3304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12415
Karar No
2026/3304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1514 Esas, 2025/1458 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/193 Esas, 2024/322 Karar

Taraflar arasındaki kesinleşen orman tahdit sınırı içerinde kalan taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; murisleri tarafından müvekkillerine miras bırakılan Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 22 95... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, müvekkillerinin bu durumda hiçbir kusurlarının bulunmadığını ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın husumet yönünden reddine, akabinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın cinsine yönelik bir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, sorumluluğun Hazineye ait olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu sicilinin tutulmasından devlet sorumlu olup Hazineye husumet yöneltilmesinin doğru olduğu, davada zaman aşımının söz konusu olmadığı, Mahkemece değerlendirme tarihinin dava tarihi olarak alınmasının ve bu tarihten faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, belediyeden ve diğer kurumlardan gelen yazı cevaplarına göre taşınmazın arazi niteliğinde kabul edilmesi ve gelir metoduna göre değerinin tespit edilmiş olmasının doğru olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4,5 alınması, taşınmazın konumu ile taşınmazı o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özellikler de gözetilmek suretiyle objektif değer artış oranının %150 uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olup tarla niteliğindeki taşınmaz için 2023 yılı için 494,67 TL/m² olarak hesaplanan metrekare birim fiyatı da bölge rayiçlerine uygun bulunduğu gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş, ayrıca dava konusu taşınmazın arsa vasfında olmasına rağmen bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadığını, objektif değer artış oranını düşük belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranını hatalı uygulandığını, 2022 yılı verilerinin kullanılmasının hatalı olduğunu, tazminat bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12415, K. 2026/3304, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12415-e-2026-3304-k-b870c67931d1