Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12142 E. 2026/8982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12142
- Karar No
- 2026/8982
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1373 Esas, 2024/1425 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sonucu fazla kesilen düzenleme ortaklık payı nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi eski 3493 parsel sayılı taşınmazın, kök tapuda 249.162,00 m² miktarında iken 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 maddesi uygulamasına tabii tutulduğunuyürürlükteki kanun uyarınca %35 oranında düzenleme payı kesildikten sonra müvekkili kooperatife 155.853,85 m² yer verilmesi gerektiğini ancak 134.177,78 m² yer verildiğini, bilirkişi raporu alındığında bu durumun tespit edileceğini, dava konusu taşınmaza %35'den fazla düzenleme ortaklık payı kesilmesinin Yargıtay uygulamasındaki karşılığının kamulaştırmasız el atma olduğunu, ayrıca imar uygulaması yapılmadan önce müvekkil ... ile dava dışı birleştirme yapılan ... temsilcilerinin ... 4. Noterliği'nin 04/07/1989 tarih ve ... yevmiye nolu taahhütnamesi ile 30.05.1989 tarih ve 284 sayılı encümen kararına atıf yapılarak düzenleme ortaklık payı oranının %35'inden fazla kalan kısmın ... hisselerinden eşit olarak belediyeye bağış yapıldığını taahhüt ettiklerini, davalı belediyenin bu taahhüt belgesindeki beyanı bağış kabul ettiğini, ancak taşınmazlarda bağışlama vaadinin 4721 sayılı Kanun'un 706 ncı, 3402 sayılı Kanun'un 26 ncı, 6098 sayılı Kanun'un 238/2 maddesi ve Yargıtay içtihatları gereği gereği resmi senetle veya resmi tapu memuru önünde yapılması gerektiğini, bu şartların dışına çıkılması halinde bağışlamanın geçersiz olduğunu ve hiçbir hukuki sonuç doğuramayacağını, bu sebeplerle, davalı ... tarafından fazladan el atılan kısmın dava tarihi itibariyle değerinin tespiti ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiili elatmanın 1983 yılı sonrası olması nedeniyle nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; harcın iadesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintisi haricinde bağış olarak beyan ve taahhütte bulunulduğunu, bağış yapılan kısmın kamuya tahsisi edilmiş olduğunu, mülkiyetin davacıda olmaması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, noter huzurundaki taahhütname gereği 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi kapsamında maliklerin rızası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bağış alanı tescile konu olmadığından bağışcı adına resmi belge düzenlenmediğini, ilgili kanun maddesi gereği bağış alındığını, imar uygulaması nedeniyle menfaat elde edildikten 31 yıl sonra bu hususun ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 4.Noterliğinin 04.07.19 89... sayılı taahhütname başlıklı belgesi ile davacı ... yetkililerinin dava konusu taşınmazda ... Belediye Encümeninin 30.05.19 89... sayılı kararı uyarınca 3194 sayılı yasanın 18 inci maddesi uygulamasına göre düzenleme ortaklık payı oranının yüzde otuzbeşten fazla olan kısmını belediyeye bağışlamayı taahhüt ettiği, bununla birlikte; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42 nci maddesi uyarınca ... adına yapılan bağışlama taahhüdü için ... Genel Kurulu tarafından yetkilendirme yapıldığına dair dosyada bir delil olmadığı gibi, 4721 sayılı Kanun'un 706 ncı maddesi ve 3402 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesi uyarınca, bağışlanan şey tapuda kayıtlı bir gayrimenkul ise, bu işlemin resmi şekilde tapu sicil muhafızı veya memuru tarafından düzenlenmesi gerektiğinden ve 6098 sayılı Kanun'un 238/2 inci maddesi de bu şekil şartını zorunlu kıldığından dava konusu taşınmaz ile ilgili geçerli bir bağışlama söz konusu olmadığını davalı idarenin davacıya ait taşınmaza kamulaştırmasız el attığının kabulü gerektiğini, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre el atma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, anca taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığından vekâlet ücreti ve karar harcının nispi olarak hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi, yanılgılı olarak maktu harca hükmedildikten sonra davacı tarafından yatırılan peşin nispi harcın yargılama giderleri içinde davacıya ödenmesine karar verilmiş olması doğru olmadığından başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sonucu fazla kesilen düzenleme ortaklık payı nedeni ile taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; işlem tarihinden dava tarihine kadar geçen süre boyunca yapılan işlem neticesi taşınmazın 21.678,00 m²lik kısmının kamuya özgülenmiş olması ve yeni oluşan parsellere ilişkin olarak verilen imar hakları nedeniyle davacı tarafça menfaatin temin edilmiş olduğu gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.