Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11755 E. 2026/5353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11755
Karar No
2026/5353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1228 Esas, 2025/2981 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/530 Esas, 2023/815 Karar

Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 10 94... arsel sayılı taşınmaza yol olarak fiilen elatıldığından belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; maktu harca hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın 51,00 m²sinin imar idare heyetinin 19 67... nolu parselasyon planı ile yola giden olarak ayrılmış olduğunu, taşınmazın 1956 yılında yol olduğunu, metrekare birim değerinin yüksek hesaplandığını, vekâlet ücretinin maktu olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 10 94... parselin imar planında 18 m genişliğinde ve sorumluluğu ... Büyükşehir Belediyesine ait ... Caddesi altında kaldığı ve fiilen yol olarak kullanıldığı, dava konusu 10 94... sayılı parselin İmar İdare Heyetinin 10.03.1939 tarih ve 197 sayılı kararı ile onaylanan ... no.lu parselasyon planı ile oluştuğu ve imar planı ile imar kullanımının konut, yapılaşma şeklinin ise ayrık nizam 4 kat olduğu, bölgede kat adedinin 4 kattan 5 kata çıkartılması sebebi ile artan nüfus yoğunluğuna bağlı olarak sosyal ve teknik alt yapı alanlarının artırılmasına ilişkin yol genişleme planları hazırlandığı, parselin bulunduğu bölgeyi içeren ve Ankara İmar İdare Heyetinin 13.06.1967 tarih ve 379 sayılı kararı ile onaylanan ... no.lu .... Sokak Yol Genişleme Planı ile 510 m² senet alanlı imarın 10 94... parselin, 51 m²'si “yola giden” olarak ayrıldığı, parselin uhdesinde ise 459 m²nin kaldığı, daha sonra ... İmar İdare Heyetinin 15.05.1986 tarihli ve 1384 sayılı kararı ile onaylanan ... no.lu parselasyon planı kapsamında parselin tamamının yol ve ... alan olarak ayrıldığı hususlarının tespit edildiği, halen tapu kütüğünde aktif olarak yaşayan 51 m² tapu alanlı imarın 10 94... sayılı parselinin ... no.lu parselasyon planı dağıtım cetvelinde “yola giden” alan olarak ayrılan kısım olup, parselin halen 18 metrelik imar yolunda (... Sokak) kaldığı ve yol kullanımında olduğunun tespit edildiği, parselasyon planında yola giden alan olarak ayrılan kısım olduğu ve bu kısmın yol olarak kamulaştırılması gereken alanlardan olduğu, dava konusu parselin bulunduğu ... Caddesinin sorumluluğunun .... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğu, hava fotoğraflarının uygulanması sonucu alınan teknik bilirkişi raporuna göre 1967 yılında yapılan yol genişletme planı kapsamında fiilen el atıldığı, kaldı ki el atma 1956 yılı öncesinde olsa dahi Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas - 2022/46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı kanunun 1. maddesinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan maddelerinin ise 6216 saylı Kanun’un 43. Maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerine, iptal hükümlerinin Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, iş bu kararın 04.08.2022 tarihli ve 31913 tarihli Resmî Gazetede yayınlandığı, yayımı tarihinden itibaren dokuz aylık süre 04.05.2023 tarihinde dolmuş olup 221 sayılı kanunun uygulanma imkanı kalmadığı da gözetildiğinde, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, aynı bölgede yargı denetiminden geçerek kesinleşen ve güçlü delil niteliğinde olan bedeller de değerlendirilmek suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşıldığından maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu harç ve vekalet ücretine ilişkin hususlar haricinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği ve 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılan ve kamuya tahsis edilen taşınmazlar ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına kamulaştırılmış ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705/2 inci maddesi gereğince tescilden önce kazanılmış sayılacağı anlaşıldığından, öncelikle dava konusu taşınmazın tapu kaydının ilk tesciline ilişkin tapu kaydının getirtilmesi, yine 09.10.1956 tarihi öncesi dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin en yakın tarihli hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden getirtilip, refakate alınacak fen ve fotogrametri uzmanı bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılıp, el atma tarihi ve tapunun ilk tescil tarihi tespit edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11755, K. 2026/5353, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11755-e-2026-5353-k-8100a4c1765a