Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1153 E. 2025/12571 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1153
Karar No
2025/12571
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/5173 Esas, 2024/4102 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ...(...) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/63 Esas, 2024/96 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yineden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 48 07... parsel sayılı ( Eski ... ili ... ilçesi ... köyü 969 parsel sayılı taşınmaz) taşınmazın tamamının evvelinde ... ... adına kayıtlı iken adı geçen şahısın 2/9 hisseyi uhdesinde tutarak 3/9 hissesini ...'ya, 2/9 hissesini ...'ya, 2/9 hissesini de ...'ya satış suretiyle devrettiğini, davacıların söz konusu taşınmazın tapuda maliki görünen kişilerin mirasçıları konumunda olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davalı Maliye Hazinesi'nin açtığı dava neticesinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1975/183 Esas ve 1975/656 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, davacıların kök murisleri tarafından tapu kayıtlarına güvenilerek satın aldıkları taşınmazın tapu kayıtları herhangi bir ücret ödemeden iptal edildiğini, mülkiyet hakkı ihlal edildiğini, davanın kabulü ile davacıların uğradığı zarara karşılık fazlaya dair hakları saklı kalmak ve mahkemece belirlenecek değere göre sonradan ıslah edilmek üzere 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava taşınmazın tapu kaydının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/183 Esas, 1975/656 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, müvekkillerinin kök murisleri tarafından tapu kayıtlarına güvenerek satın aldıkları, taşınmazın tapu kayıtları kendilerine hiçbir ödeme yapılmaksızın iptal edildiğini, 4721 sayılı Kanunun 1007 nci maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı zararlardan Hazinenin sorumlu olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu parselin konumu itibarıyla oldukça değerli bir yer olmasına rağmen dosya arasına gelen bilirkişi raporunda belirlenen değerin çok düşük olduğunu, taşınmazın yüksek bir bedelle Hazine tarafından satıldığını, bilirkişilerin taşınmazı tarla olarak değerlendirip açık arttırma ile yapılan satışın taşınmazın değerini belirlemede ölçüt olamayacağını beyan ederek taşınmazın günün koşullarındaki değerinin çok çok altında bir fiyat değerlendirmesi yaptıklarını belirterek tapu kaydı bulunan taşınmazın Hazine tarafından açılan dava nedeniyle tapusunun iptal edilmesi sonucu müvekkillerinin uğradığı zararın tazminini ve bu tazminatın hesaplanmasında taşınmazın satış değerinin emsal alınarak müvekkillerine ödenmesini isteyerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanılarak açılan tazminat davaları için ayrıca zamanaşımı öngörülmediğinden, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 146 ncı (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunun 125.) maddesinde yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, söz konusu davada, tapu iptaline ilişkin hükmün ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1975/183 Esas - 656 Karar sayılı ilam ile verildiği, dava dosyası mahal mahkemesinden istenmiş ise de verilen cevaba göre 01.05.2012 tarihli tutanak içeriğinde belirtildiği üzere zayi olduğu bildirildiğinden dosya aslına ulaşılamadığı, tapu kaydında Hazine adına tescilin "hükmen" açıklaması ile 08.08.1996 tarihinde yapıldığı, bu tarihten itibaren 10 yıllık süre içinde dava açılmadığı görüldüğü, mevcut davada, mülkiyetin 1975 yılında kaybedildiği, tazminat davasının ise 02.02.2021 tarihinde açıldığı, hükmen tescilin yapıldığı 08.08.1996 tarihi dikkate alınsa dahi, Anayasa Mahkemesi'nin 25.07.2017 tarihli ve 2014/6673 kararı gereği, 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmuş bulunan eldeki dava yönünden, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında dava açılabilmesi imkanının, Anayasa Mahkemesinin belirtilen hak ihlali kararı nazara alındığında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.11.2009 tarihli kararından, 10 yıl sonra açıldığı ve 18.11.2009 tarihinden itibaren oluşan iç hukuk yolu itibarıyla, eldeki davanın makul süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığı görüldüğünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi yerinde ise de mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı görülmekle, davacılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile mahkeme kararı bu yönlerden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1153, K. 2025/12571, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1153-e-2025-12571-k-6b199fb266d9