Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1117 E. 2025/12729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1117
Karar No
2025/12729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1906 Esas, 2024/3932 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2015/257 Esas, 2019/44 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 79... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; .. Belediye Encümeninin 02.12.2014 tarihli ve 843 sayılı kamulaştırma kararının iptali amacıyla İzmir 3.İdare Mahkemesinde 2015/1412 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, söz konusu kamulaştırma işlemi gerekli şartları taşımadığını, kamu yararı olmadan kamulaştırma yapılmasının mümkün olmadığını, davacı idarenin kiliseye ulaşımın kolaylaştırılmasını kamu yararı olarak belirterek karar aldığını, ... ilçesinin coğrafi yapısı, yolları dikkate alındığında konumu itibarıyla kiliseye ulaşımın kolaylaştırılması gibi bir kamu yararı olamayacağının açık olduğunu, kiliseye ulaşımın zor olması gibi bir durumun mevcut olmadığını, kilisenin işlevini koruması amacıyla yapılması planlanan bu çalışmanın ne gibi bir kamu yararı olduğunun anlaşılamadığını, halihazır durumda kilisenin zaten işlevini korumakta olduğunu ve ulaşımında herhangi bir engelin bulunmadığını, kamulaştırılması planlanan binanın tescilli bir bina olduğunu, tescillenerek koruma altına alındığını, herhangi bir tadilata bile izin verilmeyen bu taşınmazın kamulaştırılmasında bir hukuki yarar bulunmadığından kamulaştırma için gerekli şartların olmadığını, bu nedenle mütevellit kararın iptali amacıyla idare mahkemesinde açılan davalarının neticelene kadar mahkeme dosyasında bekletici mesele yapılmasını, bekletici mesele talebinin mahkemece kabul edilmemesi halinde dosyanın esasına girildiğinde davacı tarafından belirlenen kamulaştırma bedelinin oldukça düşük olduğunu, Mahkemece takdir edilmesi halinde yapılacak keşifte dava konusu taşınmazın konumu, özellikleri ve emsaller dikkate alındığında değerinin 2.500.000,00 TL civarında olduğunu, davacı idare tarafından müvekkillerine teklif edilen bedelin 125.000,00 TL olup taşımazın iki yıllık kira gelirine denk geldiğini, bu sebeplerle davanın reddi gerekmesine rağmen Mahkeme eğer aksi kanaatte ise yargılama sürecinde davalı tarafın herhangi bir hak kaybına neden olunmaması için belirlenecek kamulaştırma bedelinin karar ile müvekkiline ödenmesine ve karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedel tespit ve tescil davaları kamu yararı kararına dayanan ve idarece yürütmekle zorunlu olduğu davalardan olduğunu, davaya konu kamulaştırmanın yapılmasının kamunun yararına olduğu hususları birlikte gözetildiğinde; davanın reddedilmesinin öncelikle usul ekonomisine aykırılık teşkil edeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tespit edilen kamulaştırma bedelinin yatırılması için mahkemece davacı idare vekiline 15 günlük süre verildiği, ancak bu süre içerisinde bedelin depo edilmediği, bunun üzerine ikinci kez yeniden 15 günlük süre verilip bu sürenin kesin olduğunun ve bu süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması halinde davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, kamulaştırma bedelinin verilen kesin süreye rağmen yine yatırılmadığı, bu durumda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1117, K. 2025/12729, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1117-e-2025-12729-k-27701a6615f4