Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1323 E. 2025/12574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1323
- Karar No
- 2025/12574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1728 Esas, 2024/2349 Karar KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/432 Esas, 2024/172 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine , davalı Hazine yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar vermek suretiyledavanın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden husumet nedeniyle reddine , davalı Hazine yönünde ise kabulüne karar verilmiştir. .
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, ... köyü 2546 parsel numaralı taşınmazın müvekkili şirket tarafından 14.04.2004 tarihinde ... Müdürlüğünden satın alınarak 01.08.2007 tarihinde dava dışı ...'ya satışının gerçekleştirildiğini, 30.10.2007 tarihinde Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/380 esas numaralı dosyası ile dava dışı ...aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığını, dava konusu yerde çalışma alanı sınırlarına uyulmadığı için ... köyü, ... numaralı parselin ... köyü, 1208, 1209, 12 10... numaralı parsellerin bir kısmını kapsadığını, sistemin eski ve sağlıksız olmasından dolayı paftaların şekil olarak birbirine çakıştırılabildiğini, bu bölgenin üç farklı paftanın yaklaşık birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, 2096 parselin yola terk edildiğini, dava konusu ... köyü, 2546 parsel numaralı taşınmazla ilgili olarak yapılan hata sonunda ... köyünden tescilli 1208 parselin 65.77 m²si, ... numaralı parselin 166.03 m²si, ... numaralı parselin 297,42 m²si ve ... numaralı parselin 44.43 m²sinin çakışık durumda olduğunu, ... köyü, 2546 parselin tamamıyla tescilli ... köyü, 1208, 1209, 12 10... numaralı parsellerin içinde kaldığını, yapılan hatanın sebebinin daha önceden arsa vasfında iken terkini yapılan ... numaralı parselin yeniden imar plan içinde kalan kısmının 2546 parsel numarası ile tescilinin yapılmasından kaynaklandığını, üçüncü şahısların zarar görmesini önlemek amacıyla tescili yapılan ... numaralı parselin ilk kayıt malikine döndürülerek yapılan tescilin tapu sicilinin iptalinin yapılmasının uygun olacağının Afyonkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/380 Esas numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında belirtildiğini bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili şirketin tapu sicilinin usule aykırı olarak tutulmasından kaynaklanan zararların tazmini amacıyla fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının zarara uğradığından söz edilemeyeceğini, tazminat istemi koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve Bakanlıkları lehine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden husumet nedeniyle reddine , davalı Hazine yönünde ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle;davacı tarafın herhangi bir zararı oluştuğu halinin kabulünde dahi bu zararın ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/14839 E sayılı dosyasına ödeme yapılması ile başlayıp o tarihe kadar davacının tapu sicilinin tutulması ile ilgili bir zararının bulunmadığını, kendisinin almış olduğu taşınmaza malik olduğu akabinde kendi mülkiyetinde iken bedeli mukabilinde bir başkasına satarak devrettiğini, ilk alım işlemi nedeniyle uğramış olduğu herhangi bir zarar bulunmadığından faiz başlangıç tarihi olarak 30.11.2012 tarihinin baz alınmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, faiz türüne itiraz ettiklerini, icra dosyasına ödeme yapılana kadar doğmuş herhangi zarardan ve illiyet bağından bahsedilemeyeceğini, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini dilemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu Afyonkarahisar ili, ... ... köyünün kadastro tespit çalışmalarının 20.09.1955 tarihinde, ... köyünün kadastro tespitinin ise 30.09.1955 tarihlerinde ilanlarının yapılarak kesinleştiğine ve her iki köyün kadastrolarının o günün şartları gereği ülke nirengi ağına bağlanmadan grafik yöntem denilen serbest bir ölçü metoduyla ölçülüp haritaya çizimi yapılarak yapıldığını ve sınırları önce belirlenen köyün genel sınırı ve sonraki paftaları ölçülen yöntemin verdiği bilgi ve gereçlerle pafta ve genel sınırlar ile çakıştırılmadığı, rapora göre ... köyü ... nolu mera vasfındaki parselin ifraz işlemine tabi tutlarak 2094, 2095, 2096, 20 97... nolu parsellere ayrıldığını, bu parsellerden ... nolu parselin 17.01.1991 tarih ve 173 yevmiye ile Maliye Hazinesine arsa vasfı ile tescilinin yapıldığını, daha sonra defterdar onayıyla terkin edilen bu parsellerin aslında komşu ... köyü sınırları içerisinde kaldığı, yine dava konusu ... köyü ... nolu parselin 11.07.20 01... yevmiye ile ... kasabası Tapu kütüğüne tescil edildiği, aslında yukarıda belirtildiği üzere ... köyü Kadastro sınırları içinde (tapulama birlik sınırı içerisinde) kaldığını, ... köyü ... nolu parselinin ... köyünün ... nolu parseline 65.77 m², ... nolu parseline 297.42 m², ... nolu parseline 166.03 m² ve ... nolu parseline 44.43 m² taşarak yanlış tescilinin yapıldığını belirtilerek mahkemeye 04.06.2009 tarihli rapor verildiğini, rapora istinaden Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.20 10... /380 Esas, 2010/325 sayılı kararı ile davalı taşınmazın tapusunun iptal edildiğini, daha önce ise kayıt dışı kalmış yerlerin (ihya) tescili beyanı ile ... köyü cilt:27, sahife: 2645, parsel: 2546 yözölçümü: 573.65 m² arsa vasfı ile 11.07.20 01... yevmiye ile Maliye Hazinesine tescili yapılan parsel 04.05.20 06... yevmiye ile "..."ne satıldığı, şirketin de 01.08.20 07... yevmiye ile ... oğlu ...'ya sattığı, Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/357 Esas, 2018/597 Karar sayılı kararı ile ...'nın davacıya karşı açtığı taşınmaz bedeline ilişkin davanın kabul edildiği kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2020/4929 Esas, 2021/417 Karar sayılı kararı ile 16.12.2021 tarihi itibarıyla kesinleştiği, .... İcra Dairesinin 2018/14839 Esas sayılı dosyası ile takip miktarını davacı tarafın ödediği, somut uyuşmazlıkta davacının ödediği miktarı dava ettiği anlaşıldığından istinaf itirazının reddine karar verilerek, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca açılan davada tapu iptali tescil kararının kesinleşmesinden itibaren faiz talebininde yerinde olduğu belirtilerek, davacı tarafın ... İcra Dairesinin 2018/14839 Esas sayılı takip dosyasında 02.04.2021 tarihine kadar olan faiz istediği gözetildiğinde ödeme tarihi itibari ile faize hükmedilmesi ve uyuşmazlıkta temerrrüt faizi olarak yasal faize karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle davanın ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünde ise kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davanın kabulü ile aleyhe hükmedilen 616.593,27 TL'lik bedelin, ... İcra Müdürlüğünün 2018/14839 Esas sayılı dosyasının infazına esas rakama tekabül ettiği, davacının gerçek zararının tazmininden öteye geçildiği, infaza esas icra dosya hesabına dahil olan alacak kalemleri arasında icra harç ve giderleri ile icra vekâlet ücretinin de yer aldığı, davacının davasının 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi kapsamında tazminat olduğu kabul edilse dahi ve burada tazmini gereken alacaklar ancak aleyhine hüküm kurulan Mahkeme kararında hüküm altına alınan alacaklar olduğundan icra dosya hesabına katılan icra harçları ile icra vekâlet ücreti dahil yapılan dosya hesabı mukabilinde aleyhe hükmedilen tazminat miktarının kabulü mümkün olmadığından kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; Afyonkarahisar ili, ... ... köyünün ... nolu mera vasfındaki parseli ifraz işlemine tabi tutlarak 2094, 2095, 2096, 20 97... nolu parsellere ayrıldığı bu parsellerden ... nolu parsel 17.01.1991 tarih ve 173 yevmiye ile Maliye Hazinesine arsa vasfı ile tescili yapıldığı, daha sonra defterdar onayıyla terkin edilen bu parsellerin aslında komşu ... köyü sınırları içerisinde kaldığı, yine dava konusu ... köyü ... nolu parseli 11.07.20 01... yevmiye ile ... kasabası Tapu kütüğüne tescil edildiği, aynı zamanda ... köyü Kadastro (tapulama birlik sınırı içerisinde) kaldığını, ... köyü ... nolu parselinin ... köyünün ... nolu parseline 65.77 m², ... nolu parseline 297.42 m², ... nolu parseline 166.03 m² ve ... nolu parseline 44.43 m² taşarak yanlış tescili yapıldığını, davaya konu 2546 parsel numaralı taşınmazın davacı şirket tarafından 14.04.2004 tarihinde ... Müdürlüğünden satın alınarak 01.08.2007 tarihinde dava dışı ...'ya satışının gerçekleştirildiğini, 30.10.2007 tarihinde Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/380 Esas numaralı dosyası ile dava dışı ...aleyhine tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davanın kabulüne yönelik hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2011/12380 Esas, 2011/14125 Karar numaralı kararı ile davacı ... yönünden hükmün bozulmasına, diğer davacılar yönünden ise onanmasına karar verildiği, davacı ... yönünden dosyanın 2012/273 Esas sırasına kaydedilerek yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, sonrasında ...tarafından ise ... Şirketine husumet yöneltilerek Afyonkarahisar 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/357 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece 286.825,00 TL'nin davalı ... Şirketinden tahsiline, Hazine yönünden husumet nedeniyle reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 16.12.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 26.04.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
6. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
7. Buna karşın Mahkemece, değerlendirme tarihi itibarıyla taşınmazın niteliği açıkça tespit edilip, taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi, arsa ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre değerinin tespit edilmesi bakımından, konunun uzmanı bilirkişi heyetinin katılımıyla mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna uygun, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma karar verilmesi yerinde değildir.
8. Davacı tarafça talep ve dava konusu edilen alacak dosyasında hükmedilen harç ve yargılama giderleri ve ... İcra Dairesinin 2018/14839 Esas sayılı dosyası ile ödenen icra gider ve masrafları ile işlemiş faiz bedeli 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında bulunmadığından, bu miktarların tazminat bedeline eklenmesi yerinde olmadığından kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyasın 6100 sayılı Kanunun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.