Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11308 E. 2026/1812 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11308
- Karar No
- 2026/1812
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/935 Esas, 2025/904 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/335 Esas, 2025/65 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... köyü 2 52... ve 10 parsel sayılı taşınmazların irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama yapılmadan ve taraf teşkili sağlanmadan tensiple verilen kesin sürenin açık ve net olmadığını, kesin sürenin şartlarının oluşmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 8. maddesine uygun olarak kamulaştırma işlemlerinin yürütüldüğünü, mahkemenin usulüne uygun tebliğ yapılmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacı kurumun 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca tebligat yapma yetkisinin bulunmadığını, davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre tam vekâlet ücretine hak kazanılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi ekinde sunulan tebliğ mazbatasına göre kayıt maliki ..., ..., ...'na gönderilen çağrı kağıdının tebliğ edilmeden iade edildiği, ...'a tebliğine dair imzayı havi mazbata bulunmadığı, ... adına yapılan tebligatta yakınlık derecesi ve aynı konutta ikamet edip etmediği, muhatabın adreste bulunma sebebi belirtilmeden ...'na tebliğ edildiği, ... adına yapılan tebliğin kime yapıldığının belirtilmediği sadece imzanın mevcut olduğu bu surette tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma konusu taşınmaz bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. ... dışındaki davalılar yönünden yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik yok ise de, davalı ... adına çıkartılan tebligatın kendisine tebliğ edildiği, bu itibarla adı geçen yönünden dava açılmadan önce satın alma usulünün uygulandığı anlaşıldığından davalı ... bakımından işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken bu davalı için dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.