Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11107 E. 2026/8384 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11107
- Karar No
- 2026/8384
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/506 Esas, 2025/1155 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...'in istinaf başvurusunun reddine, davacı idare vekilinin, bir kısım davalılar ... ve ... ile davalı ...'ın istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... 214 (yeni 10153)parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu tartışmasız iken arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın vasfının arsa olarak değerlendirilmesi doğru değilse de raporda ... ili, ...... Mahallesi, 1 41... , 10, 11 parsellerin kıyasi emsal olarak taşınmazlara ait 22.06.2016 tarihli satışın ele alındığını, bu satışın eski tarihli olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince dava tarihine yakın tarihli satışların emsal olarak alınmasının gerekmekte olduğunu, mahkeme kararlarında dava tarihinden başlamak üzere yasal faiz uygulanmasına hükmedildiğini, her ne kadar 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile “04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkranın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ise de Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin25.09.2023 tarihli ve 2023/978 Esas, 2023/7801 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının yerinde görüldüğünü, bu nedenle Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce açılan davalarda kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanmasının gerekmekte olduğunu, 2942 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesinin gerekmekte olduğunu, hüküm kısmında tescil yönünden kesindir ibaresinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, taraflarınca sunulan emsallerin değerlendirilmesinin gerektiğini, yapılan itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hazırlandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazların değerini belirlemeleri ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazların değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, keza aynı bölgeden Dairede incelenen ... 2237 parsel için metrekare birim fiyatı 252,00 TL olarak belirlendiği, verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2020/12091 Esas - 2021/7545 Karar sayılı kararı ile onandığı, yine Dairenin 2020/1267 Esas sayılı dosyasında ... 2192 parselin metrekare birim fiyatı 252,00 TL belirlendiği verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2021/2502 Esas - 2021/9490 Karar sayılı kararı ile onandığı, aynı değerleme yılı itibari ile dava konusu taşınmaz bakımından belirlenen 252,00 TL/m² olarak belirlendiği ve bu değerin taşınmazların konumu karşılaştırıldığında yerinde olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın toplam kamulaştırma bedelinin 389.788,98 TL olarak belirlenmiş olmasına karşın, İlk Derece Mahkemesince ikinci karar ile kamulaştırma bedeli olarak belirlenen 609.404,60 TL'nin idare tarafından depo edildiği aradaki fark bedel olan 219.615,62 TL'nin davacı idareye iadesi yönünde hüküm kurulmadığı ve yine İlk Derece Mahkemesi tarafından kaldırma kararından önce dava konusu taşınmazın tescili yönünde kesin karar verilmesi nedeniyle yeniden tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.