Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10938 E. 2026/2173 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10938
Karar No
2026/2173
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/876 Esas, 2025/1776 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/160 Esas, 2024/74 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan pilon yeri ve irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 13... parselde bulunan taşınmazın 24.41 m²lik mülkiyet ve 779,17 m²lik irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda pilon alanının hatalı gösterildiğini, İlk Derece Mehkemesince tescil yönünden kararın kesin olarak gösterilmesi gerektiğini, tescil hükmünün tapu kaydındaki tüm takyidatlardan ari olarak verilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ve bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, değer düşüklüğü oranının hangi kıstaslara göre yapıldığının bilirkişi raporunda belirtilmediğini, söz konusu taşınmaza belirlenen bedelin yüksek olduğunu, arta kalan kısımda değer kaybı olduğunun doğru olmadığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin ve dava konusu taşınmazın dosyaya celp edilen belgelere göre arazi olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 13... parsel sayılı taşınmaza sulu arazi olarak kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanmak suretiyle ve dosyaya yansıyan niteliklerine uygun olarak %500 objektif değer artışı uygulanmak suretiyle metrekare birim fiyatının 2.016,67 TL/m² olarak belirlendiği görülmekle birlikte, 2024 yılı maliyet cetvellerinin hazır olmadığından bahisle, 2023 yılı ... verilerine göre net gelire ulaşılması ve bulunan birim değerin endeksle 2024 yılına taşınmasının hatalı olduğu, davacı vekilinin bedele yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığını, gerekçeli kararın hüküm kısmında sehven yapılan yazım hatalarının (pilon yeri yüzölçümü) mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden bu hususta kararın kaldırılmasına gerek görülmediği gerekçeleri ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda taşınmazın takyidatlardan ari olarak tesciline dair karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazı dışındaki istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle pilon yeri ve irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi yerindedir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Kararın hüküm kısmının (1) ve (2) numaralı bentlerinde B=24,71 m² pilon alanı yazılması gerekirken B= 24 m² pilon alanı yazılması infazda tereddüt oluşturmaktadır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı idare vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) ve (2) numaralı bendinde yer alan " B= 24... " kısmının çıkartılması, yerine " B=24,71 m²" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10938, K. 2026/2173, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10938-e-2026-2173-k-b786345bc4b7