Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10129 E. 2026/2172 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10129
Karar No
2026/2172
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3514 Esas, 2025/1987 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar/ Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/311 Esas, 2023/881 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Aydın ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 1 13... parsel sayılı taşınmazda malik olduğunu, taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından otoyol amacıyla el atıldığını, davalı idare tarafından acele el koyma kararı ile taşınmazın bedelinin ödendiğini ancak bedel tespit ve tescil davası açılmayarak işlemin sürüncemede bırakıldığını, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde ve birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden bedel tespit ve tescil davası açtıklarını, taşınmazın kamulaştırma bedelinin belirlenerek kamulaştırılan kısmın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında hesaplanması gerektiğini, 2022 yılı verileri ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazın arsa olarak nitelendirilmesi ve en az %300 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %4 uygulanmasını kabul etmediklerini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı hesaplanmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalı - birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; farklı yargılama türüne ait davaların birleştirilmesinin usule aykırı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan 11.09.2023 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, damlama sulama sistemi vasıtasıyla sulanan dava konusu taşınmazın, kıymet takdir raporu ile benzer şekilde, sulu arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi, kapama zeytinlik vasfındaki taşınmaz bakımından zeytin ürününe göre, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne ait üretim masraflarıyla hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatı üzerinden hesaplama yapılarak değer belirlenmesi ve dava konusu taşınmazın konumu gereği bilirkişi heyetince objektif değer artışı uygulanmamış olmasının doğru olduğu, ancak dava konusu taşınmaz bakımından kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının açıldığı tarih olan 2023 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2022 yılı resmî verilerine göre değer biçen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar etmiş ayrıca kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat; birleştirilen dava kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun'un) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesine, kamulaştırmadan arta kalanda değer düşüklüğü hesaplanması yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10129, K. 2026/2172, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10129-e-2026-2172-k-b939367ff1f1