Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1418 E. 2026/1263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1418
Karar No
2026/1263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1895 E., 2025/50 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/524 E., 2023/187 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'in 07.05.2018 tarihinde öldüğünü, murisin .... Noterliğinde 08.11.2013 tarih ve 1 ... yevmiye numaralı vasiyetname düzenlediğini, bu vasiyetnamenin Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/767 Esas ve 2018/1065 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığını, muris hakkında vesayet davası devam ederken vasiyetnamenin düzenlendiğini, davalının manevi baskısı ve duygu istismarı altında ölüme bağlı tasarrufun yapıldığını iddia ederek dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı dava dilekçesinde özetle; murisin işlem tarihinde ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetnamenin saklı payını ihlal ettiğini iddia ederek .... Noterliğinde 08.11.2013 tarih ve 1 ... yevmiye numarası ile düzenlenen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı - birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre murisin vasiyetname düzenlendiği esnada fiil ehliyetinin bulunduğu, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davalının haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, murisin sağlığında satılan taşınmazların satış bedelinin murisin 7 çocuğuna dağıtılması yerine kendisine verilmesini istediğini, 2. Eldeki dosyanın tenfiz dosyasından tefrik edilerek ön inceleme oturumu yapılmadan karar verildiğini, 3. Murisin işlem sırasında vesayet davasının devam etmekte olduğunu, bu hususun mahkemece tartışılmadığını, murisin işlem ehliyetinin bulunmadığını, 4. Murisin, dava konusu ölüme bağlı tasarrufu davalının baskısı altında düzenleyip düzenlemediği hususunun irdelenmediğini, 5. Adli Tıp Kurumu raporunun eksik delil ile alındığını, 6. Murisin , vesayet dosyasındaki tutarsız beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, 7. Tanık beyanlarından davalının murisi diğer çocukları ile görüştürmediğinin anlaşıldığını, 8. Vasiyetname günü alınan sağlık raporunun oy çokluğu ile verildiğini, heyette ruh ve sinir hastalıkları uzmanının bulunmadığını, hekimlerin neden sağlık raporu verdiklerini bilmediklerini, muhalif hekimlerin görüşleri sorulmadan, bu hususlarda araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1418, K. 2026/1263, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1418-e-2026-1263-k-b0572b3bf19f