Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10493 E. 2026/3219 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10493
Karar No
2026/3219
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2255 Esas, 2025/799 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/835 Esas, 2023/143 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4000 parsel ve yine aynı yer 8914 parselde kain taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, ... Mevkii 12... parsel ve 8914 parsel sayılı taşınmazları Maliye Hazinesinden satın aldığını, davacı kurum tarafından 2009 yılından buyana hukuki el atma suretiyle taşınmazlar ile ilgili haklarından yararlanmasının engellendiğini, geçen yaklaşık 12 yıllık sürede kurum tarafından herhangi bir uygulama yapılmadığından kamulaştırma için esas olan kamu yararı şartının ortadan kalktığını, davaya konu taşınmazların çok merkezi bir konumda talep yoğunluğunun fazla olduğu bir bölgede yer aldığını, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin ve sair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretini davacı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan, taşınmaza fahiş bedel takdir edildiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmada kamu yararı amacı bulunmadığını, bilirkişi raporunda bedelin düşük belirlendiğini, emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, yakın tarihli emsallerin dikkate alınarak bedel hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri, konum ve niteliğine göre belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10493, K. 2026/3219, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10493-e-2026-3219-k-6f76a606b8cb