Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1961 E. 2026/10385 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1961
- Karar No
- 2026/10385
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3599 Esas, 2025/525 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/747 Esas, 2023/158 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Kandıra ilçesi, ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, işbu durumun bilirkişi raporlarına itiraz dilekçelerinde de belirtilmekle birlikte özetle taşınmazların tarım amaçlı kullanıma Enerji nakil hattının herhangi bir engel teşkil etmemesi, istenildiğinde gerekli yaklaşma mesafelerine uyularak bina yapılabileceği hususları göz önüne alındığında taşınmazların irtifak hakkı bedeli hesaplanırken kullanılan değer düşüklüğü oranları ve objektif değer artış oranlarının yüksek olduğunun görüldüğünü, bu sebeplerden dolayı söz konusu taşınmazın bilirkişi raporunun yeniden düzenlenmesinin gerektiğini, objektif değer artışının kabul edilemeyecek düzeyde yüksek hesaplandığını, fiili kullanım, parselin konumu vs dikkate alındığında bu ölçüde bir objektif değer artışının kabul edilemez olduğunu, böyle bir artışın kabulünün kamunun zarara uğraması manasına geleceğini, ayrıca bilirkişi raporunda 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde düzenlenen değer tespitinde esas alınması gerekli hususların hiçbirine yer verilmediğini, eksik ve bilimsellikten uzak hazırlanmış bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, enerji nakil hattının, taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, taşınmazda tasarruflara engel olmadığını, tasarruf hakkını kısıtlamadığının açıkça belli olduğunu, bu nedenle aksi yöndeki beyanlara itibar edilmesinin de olanaklı olmadığını, Yargıtay kararlarında da belirtildiği şekli ile taşınmaz malın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı geçirildikten sonraki değeri arasındaki farkın irtifak bedeli olduğunu, dava konusu taşınmazlarda herhangi bir değer düşüklüğü yaşanmayacağından irtifak bedelin hesaplanmaması gerekirken bilirkişi tarafından yüksek oranda değer düşüklüğünün hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, kesinlikle kabul manasına gelmemek üzere bilirkişi raporunun kamulaştırma mevzuatına uygun olmadığını, bilirkişi heyetinin 3 kişiden teşekkül ettiğini, bu yönüyle de bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmazların arsa değil tarla olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan taşınmaz satışı serbest bir satış olup uygun olduğu, söz konusu parselin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında olduğu, yol alanında kaldığı, kadastral parsel niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazın somut emsalin %50'si değerde olduğu belirtilerek, metrekare birim fiyatının Ekim/20 22... ,00 TL olarak belirlendiği, bu bedelin Dairelerinin denetiminden geçen dosyalarda takdir edilen ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesince onanan dosyalardaki bedellerle uyumlu olduğu, dikkate alındığında dava konusu taşınmaz için 20.10.2022 tarihi için belirlenen 470,00 TL/m² birim fiyatının davacı idarenin ileri sürdüğü gibi yüksek olmadığı kanaatine varıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.