Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10264 E. 2025/17484 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10264
Karar No
2025/17484
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/489 Esas, 2025/950 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/102 Esas, 2024/331 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine, yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 849 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bir kısmının daha öncesinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırılan bu kısmın imar uygulaması gördüğünü, kamulaştırmadan arta kalan kısmın halen kadastro parseli niteliğini koruduğunu, kalan kısmın özelliklerinin ilgili kurumlardan sorulması gerektiğini, dava konusu taşınmaz kadastro parseli niteliğinde ve somut emsal %35 düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli niteliğinde olduğundan, arsa birim değeri hesaplanırken düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda kamulaştırılmayan kısmın değerinde %100 değer düşüklüğü hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen metrekare birim fiyatının düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın 1.165,30 m²si kamulaştırılmış olup, sadece bu alan ile ilgili tapuda davacı idare adına tescil/terkin hükmü kurulması gerekirken, taşınmazın tamamının davacı ... Belediyesi adına tesciline karar verilmiş olmasının mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz için dava tarihi olan 30.06.2017 tarihi itibarıyla belirlenen 1.716,00 TL/m² birim fiyatının uygun görülmediği, 25.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda Muallim-2 Mahallesi 3 89... parsel sayılı taşınmaz emsal kabul edilerek dava tarihi itibarıyla tespit edilen 1.216,00 TL/m² birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun görüldüğü, daha evvel daha fazla yüzölçümüne sahip arta kalan kısımla ilgili maksimum oranda %50 değer düşüklüğü verilmişken, yeniden %50 değer düşüklüğü belirlenip 2019 yılındaki bedelin mahsubu suretiyle değer düşüklüğü bedeli belirlenmesinin yerinde olmadığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, taşınmazın değeri hesaplanırken değer düşüklüğü verilmesi gerektiğini, kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

4.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısım için davalının %50 değer azalışı ile yetindiği gözetilerek %50 değer azalışı bedeli hesaplanıp, daha önce Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/323 Esas sayılı dosyasında takdir edilen ve ödenmesine karar verilen 974.915,35 TL değer azalışı bedelinin mahsup edilerek bedele hükmedilmesi gerekirken, daha önceki dosyada değer azalışı bedeli aldığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ile değer azalışı bedeline hükmedilmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10264, K. 2025/17484, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10264-e-2025-17484-k-c533e3cdbf72