Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10265 E. 2025/17444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10265
Karar No
2025/17444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1588 Esas, 2025/846 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/325 Esas, 2023/249 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi Tüzel Kişiliği adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare, davalılar ... vd. ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair karara karşı davacı idare ve bir kısım davalılar ... vd. vekillerince istinaf yoluna başvurulmuş, istinaf başvuruları da esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalılar ... vd. vekilince istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır.

Bu nedenle, davalılar ... vd. vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi 21 60... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar ... vd. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazın tarla niteliğinde olmadığını, arsa niteliğinde olduğunu, davacı tarafın taşınmaz için belirlediği bedelin çok düşük olduğunu, benzer mahiyetteki taşınmazların çok daha yüksek fiyatla yakın tarihte satışları yapıldığını, satışların ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını, ... ilçesinin konumu itibari ile değerli bir ilçe olduğunu, İstanbul'a bir saat, Ankara'ya iki saatlik uzaklıkta olduğunu, davacı kurum tarafından yapılan kıymet takdirinin çok eski tarihli olduğunu, ülkede çok yüksek bir devalüasyon olduğunu, tüm ürünlerin bedelinin 3-4 kat arttığını beyan ederek müvekkiline ait taşınmazın belirlenecek gerçek değer üzerinden kamulaştırmasını, aksi halde davanın reddini, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait davacı kurumca tespit edilen kamulaştırma bedeline itirazlarının kabulü ile taşınmazın konumunun ve özelliklerinin nazara alınarak taşınmazın arsa vasfıyla davaya konu taşınmaz üzerindeki ağaç, bitki ve yapıların gerçek değerinin hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdiri raporunda belirlenen bedel ile bilirkişi raporu belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, dava konusu taşınmaz tarla vasfında iken arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmaza belirlenen bedelin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığını, meskun mahalde bulunmadığını belirterek, öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geriye bırakılmasına, yerel mahkeme kararının bedel yönünden kaldırılarak hakkaniyete uygun bedel belirlenerek taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararına dayanak teşkil eden bilirkişi raporlarının gerçeğe yakın olmayan tespitler içerdiğini ve aynı zamanda taşınmazın gerçek değerini ortaya koyacak verilere de dayanmadığını, dava konusu taşınmazın işbu davadan önce organize sanayi bölgesi parseli olarak belirlendiğini, emsal olarak organize sanayi bölgesi içinde kalan taşınmaz alınması gerektiğini, bilirkişiler tarafından müvekkile ait taşınmaza değer katacak hususların dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, belediyeler tarafından verilen cevap yazılarında belirtilen tarihlere ve bu yazılarda taşınmazın niteliğine dair tespitlere dikkat edilmeli ve yeniden taşınmazın değerlemesi yapılması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda eksik hususların tamamlatılarak taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek müvekkile ödenmesine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR A. Davalılar ... ... vd. Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalılar ... vd. vekilin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

B. Davacı İdare ve Davalılar ... vd. Vekillerinin Temyizi Yönünden;

Davacı idare ve davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... vd.'den. peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davacı idare ve davalılardan ... ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10265, K. 2025/17444, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10265-e-2025-17444-k-7b0e88cfb5c7