Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/10268 E. 2025/17062 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10268
- Karar No
- 2025/17062
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2317 E., 2025/1222 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI: 2021/166 E., 2023/250 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait işyerinde 01.11.2018-19.06.2019 tarihleri arasında kurum müdürü olarak çalıştığını, 19.06.2019 tarihinde davalı işveren tarafından işe gelmediği gerekçesi ile haksız olarak iş akdini feshettiğini, işyerinde 01.11.2018 tarihinde kurum müdürü olarak çalışmaya başlamasına rağmen, okulun geç açılacak olmasından dolayı iş akdinin 04.01.2019 tarihinde yapıldığını ve bu iş akdinin bir senelik olarak düzenlendiğini, iş akdinin devam ettiği Mayıs ve Haziran ayı içerisinde SGK priminin eksik yatırıldığını belirterek davacının 04.01.2019 tarihinden başlayarak 19.06.2019 tarihine kadar geçen sürede yaptığı çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine, davalı şirketçe davacının sigorta primlerinin eksik yatırıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 05.10.2021 tarihli celsede; taleplerinin aynı zamanda eksik prime esas kazanca yönelik olduğunu, hizmet tespitinde prime esas kazanç gözükmeyen 2019 yılı Mayıs ve Haziran ayları için net aylık 3.500,00 TL. prime esas kazanç taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; her ne kadar davacının 04.01.2019 - 19.06.2019 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, davacının okul müdürü olarak görev yaptığını, sigortalı çalıştığının tespitinin araştırılmasında hiçbir hukuki menfaat bulunmadığını, sigorta primlerinin yatırılması ve takibinin okul müdürü olarak görev ve sorumluluklarından olduğunu, Mayıs ve Haziran aylarında sigorta primlerinin yatırılmadığı iddiasının çelişkili olduğunu, taraflar arasında yargılaması devam eden Ankara 43. İş Mahkemesinin 2019/1180 Esas sayılı dosyasının bulunduğunu, davacının sigorta dökümünde 2019 Ocak/Nisan döneminde prim ödemelerinin yapıldığının belirli olduğunu, bu sebeple davacının talebinde herhangi bir hukuki yarar mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığın belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bildirim yapılan döneme ilişkin olarak dava açılmasında hukuki yarar olmadığından, bildirim yapılmayan dönem için ise davacı tarafından bildirim yapılmayan dönemde fiilen davalı işyerinde çalışmanın ispat edilemediği kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece resen araştırma ilkesine uygun olarak deliller toplanmadan hüküm tesis edildiğini, tanık ...'ün beyanının belirleyici nitelikte olduğunu, müdür olarak çalışan davacının asgari ücret almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, prime esas kazancın tespiti noktasında sadece banka kayıtlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı şirket nezdinde eksik bildirilen hizmet sürelerinin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.