Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/102 E. 2025/9959 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/102
- Karar No
- 2025/9959
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/225 Esas, 2024/126 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 109 ada 118 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda kısmen iptal edilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli ve 2015/569 Esas, 2017/283 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/4087 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunın esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2018/4087 Esas, 2018/442 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi'nin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararını incelenmesinde; dava konusu taşınmazın 2.606,04 m²lik metrekarelik kısmının kuru tarım arazisi olarak kabulü ile ekilebilir münavebe ürünlerinin neler olduğu sorulup münavebeye esas alınacak ürünlerin değerlendirme tarihi olan 2015 yılı dekar başına verim miktarları, dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatları Tarım ve Orman Bakanlığı İlçe Müdürlüğünden getirtilip rapor denetlendikten sonra, taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre metrekare birim fiyatının belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, konusu taşınmazın kapama fındık bahçesi niteliğindeki 424 m²lik kısmına fındık geliri esas alınarak değer biçilirken değerlendirme tarihi olan 2015 yılı dekar başına verim miktarı, dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatı da Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğünden getirtilip rapor denetlendikten sonra, metrekare birim fiyatının belirlenmesi gerekirken, bir önceki yılın verilerine TÜFE-ÜFE uygulanmak suretiyle metrekare fiyatının tespiti, dava konusu taşınmazın yeri, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre objektif artırıcı unsur uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/47 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ve 2022/47 Esas, 2022/153 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dava konusu taşınmazın arazi niteliğinde olan kısmına ekilebilir münavebe ürünlerinin değerlendirme tarihi olan 2015 yılı dekar başına verim miktarları, dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg satış fiyatları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip rapor denetlendikten sonra, taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirine göre metrekare birim fiyatının belirlenmesi gerekirken münavebeye sadece mısır ürünün esas alınmak suretiyle metrekare birim fiyatının belirlenmesi hatalı olduğu, dosya içindeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün değerlendirme tarihi olan 2015 yılına ait resmi verilerde belirtilen dekara başına ortalama verim miktarının üstünde verim alınmasının doğru bulunmadığı, Mahkemece uyulan bozma ilamında açıkça belirtildiği halde bozma gereği yerine getirilmeyerek dava konusu taşınmazın yeri, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre objektif artırıcı unsur uygulanması gerektiğinin düşünülmemesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin 19.07.2017 havale tarihli dilekçesinin bu kapsamda bir artırım olarak kabulü ile ıslah dilekçesi sunulması için usulüne uygun süre verilmeden taleple bağlı kalınarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişiler rapor tarihi itibarı ile taşınmazın bedelinin belirlemesi gerekirken 2015 tarihi itibarıyla bedel belirlemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ödenen faizin de düşük olduğunu, %200 objektif değer artışı uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, %85 objektif değer artış oranının yerinde olmadığını, mahkemece tapuya güvenerek satın alan kimselerin iyi niyetli üçüncü kişiler olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden husumet yönünden de reddi gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kısmen tarım arazisi, kısmen kapama fındık bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen ve toplam ıslah edilen bedel olan 128.594,90 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “ alacağın 75.387,39 TL lik kısmına 16/07/2015 tarihinden itibaren bakiye 53.207,51 TL lik kısmını ise ıslah dilekçesinin harçlandırıldığı 17/09/2024” ibaresinin hükümden çıkartılmasına yerine ''128.594,90 TL bedele dava'' ibaresi yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.