Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10100 E. 2026/4939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10100
Karar No
2026/4939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1752 Esas, 2025/518 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/666 Esas, 2023/441 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü eski 133 parsel sayılı taşınmazın ifrazı neticesinde davalı idare adına tescil edilen 1 12... parsel sayılı taşınmazı kök muris ...'un mülkiyet hakkını hükmen tescil yoluyla kazandığını, davalı idare tarafından 221 sayılı Kanuna istinaden açılan ve hasımsız olarak görülen dava neticesinde ifraz edilerek, bir kısmı davalı idare adına hükmen tescil edildiğini, idare lehine yapılan tescil işleminin yolsuz tescil niteliğinde olduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun uyarınca kamulaştırıldığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, 221 sayılı Kanun 12.10.1961 tarihinde yürürlüğe girdiğinden davacının dava hakkı 2 sene sonrası olan 13.01.1963 tarihinde sona ermiş olup, davacıların taşınmaz üzerindeki hak sahipliğinin taşınmazın davacılar murisi adına 1957 yılında satın alma ile başladığı da göz önünde bulundurularak davaya konu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığından taşınmazın değeri el atma tarihindeki niteliğine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağına göre ilk defa davacıların kök murisi adına tespit gördüğü ve 28.01.1957 tarihinde kesinleştiği, bilahare 19.04.1966 tarihinde tapuya hükmen tescil edildiği, davaya konu taşınmaz hakkındaki yargılamanın dönemin maliki muris davalı gösterilmeksizin hasımsız olarak yürütülüp karara bağlanması nedeniyle bu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, bu halde dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden sonra el atılmış olması nedeniyle dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği ve Anayasa Mahkemesinin yürürlük tarihi 05.05.20 23... .04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararına göre "5/1/1961 tarihli ve 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanun’un, 1. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan maddelerinin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerine", karar verilmiş olduğundan 221 sayılı Kanun gereğince davanın hak düşürücü sürenin olmayacağı, kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre belirlenen bedelin uygun olduğu, ancak dava konusu taşınmaz tek olup dava tek bir hukukî nedene dayalı olarak açıldığından davacılar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü eski 133 parsel sayılı taşınmazın tapulama ile davacıların murisi adına 28.01.1957 tarihinde tescil edildiği, davalı tarafından 221 Sayılı Kanun uyarıca açılan dava sonunda bu parselden ifrazen oluşan eski 336 parselin Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/846 Esas, 1965/295 Karar sayılı kararı ile davalı idare adına tesciline hükmedildiği ve bilahare 29.08.1966 tarihinde idare adına tapuya tescil edildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce havai elektrik hattı olarak el atıldığı anlaşılmaktadır.

3. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararları ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10100, K. 2026/4939, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10100-e-2026-4939-k-a204327caceb