Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12718 E. 2026/4942 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12718
Karar No
2026/4942
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/961 Esas, 2025/1086 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/512 Esas, 2022/242 Karar

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelenmesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Siirt ili, ... ilçesi, ... köyü 1 60... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon bedelinin tespitini ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/512 Esas, 2022/242 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2022 tarihli ek kararı ile davacı idare vekilinin vekâlet ücretine ilişkin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2024 tarihli ve 2022/3932 Esas, 2024/1745 Karar sayılı kararı ile istinaf edilen asıl karar istinaf eden davacı idareye 02.05.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olup, kanunda öngörülen iki haftalık süre geçtikten sonra 18.05.2022 tarihinde istinaf edildiği, İlk Derece Mahkemesince davacı idarenin istinaf yoluna başvurma talebinin süre yönünden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, davacı idarenin tavzih talebinin reddine ilişkin ek kararın istinafı talebi bakımından ise davacı idarenin talep ettiği şekilde hükmedilen vekâlet ücreti bedelinin düşürülmesinin kanun hükmü uyarınca tavzih alanı dışında olduğu, ancak asıl karar ile birlikte süresi içerisinde istinafa konu edilebileceği, tavzih ile düzeltilemeyeceği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince tavzih talebinin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2024 tarihli ve 2022/3932 Esas, 2024/1745 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi ve 06.12.2018 tarihli 30617 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca elektronik tebligatın vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılması gerektiği, bu kapsamda avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunun kabulü ile zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi taşınmazın vasfı, konumu, bilirkişi raporunda belirtilen özellikleri ve aynı bölgeden intikal eden dava dosyaları gözetilerek kapitalizasyon faizinin % 5 oranında alınmasında ve taşınmazın konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına %10 objektif değer artırıcı unsur ilave edilmesinde, taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak belirlenen irtifak değer düşüklüğü oranına göre irtifak hakkı bedelinin ve belirlenen metrekare bedeli üzerinden pilon yeri bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın niteliği gereği kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde, nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, davalı istinafa gelmediği hâlde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı lehine düzeltilmesinin hatalı olduğunu, davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin 5.100,00 TL olarak düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama fıstık niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon bedelinin tespit edilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12718, K. 2026/4942, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12718-e-2026-4942-k-8057e2bbe8b1