Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9522 E. 2025/5704 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9522
- Karar No
- 2025/5704
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2292 Esas, 2024/1769 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/273 Esas, 2023/67 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil bedeli yönünden karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine, tazminat bedeli yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre; hüküm altına alınan ve temyize konu edilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Hükmedilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli dava yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 39526 ada 2 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedeli ile ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; fiilen el atmanın olmadığını ve idari yargının görevli olduğunu, kendilerine husumet düşmediğini, raporun denetime elverişli olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, düzenleme ortaklık payı düşülmediğini, faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde ıslah tarihinin gözetilmesi ve maktu vekâlet ücreti takdiri gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf incelemesine konu edilen ecrimisilde ıslahla artırılan toplam talep 16.716,84 TL olup, mahkeme kararı ile hüküm altına alınan miktar kesinlik sınırı olarak belirlenen 17.830,00 TL’nin altında olduğundan, aynı 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesi uyarınca Dairece davalı idare vekilinin ecrimisil yönünden istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verilmesi gerektiği, kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin istem yönünden ise dava konusu taşınmazın Mamak Belediye Meclisinin 28.12.2001 tarihli ve 363 sayılı kararı ile onaylanan Kıbrıs Güney Bayındır Revizyon İmar Planı kapsamında “Cami Alanı” olarak ayrıldığı ve parselasyon planının Mamak Belediye Encümeninin 13.01.2005 tarihli ve 29/28 sayılı kararı ile onaylandığı sonrasında dava konusu alanı kapsayan Kıbrıs- Güney Bayındır kat artışına ilişkin 02.05.2013 tarihli ve 279 sayılı kararı ile uygun görülerek Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 11.02.2014 tarihli ve 184 sayılı kararı ile onaylandığı ve taşınmazın planında “Camii Alanı” kullanımında Emsal:1,00 Hmax: Serbest yapılaşma koşulunda olduğu, fen bilirkişisinin 01.11.2022 tarihli raporunda dava konusu parselin 3.963,00 m² yüzölçümlü ve arsa niteliğinde olduğu, Emsal: 1,00 Hmax: Serbest yapılaşma koşulları ile Cami Alanı kullanımında kaldığı, parselin üzerinde amacına uygun olarak Üç Evler Camii ve Müştemilatının bulunduğu belirtildiği,bu itibarla, taşınmazda kamuya özgülenme durumunun devam ettiği ve taşınmaza fiili el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğu dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza, emsal karşılaştırması yapılıp vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya tesciline dair kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, ne var ki kamu düzenine ilişkin olarak yapılan inceleme sonucu; fiili el atma olgusu gerçekleştiğinden bahisle nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden hüküm kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesin de ve taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, istinaf incelemesinde ileri sürülmediği için bölge adliye mahkemesince incelenmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi mümkün olmadığı da gözetildiğinde davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdarenin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile istinaf isteminin usulden reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
B. Davalı İdarenin Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareye aşağıda yazılı harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.