Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9241 E. 2025/9220 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9241
- Karar No
- 2025/9220
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2655 Esas, 2024/1037 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 103 ada 37 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırma bedelinin davacı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu; ancak yargılamanın uzamasında müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili kurumun kendisini vekille temsil ettirmiş ve davanın kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilip, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkemece davaya konu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili kurum adına tesciline karar verilmişse de dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun fahiş bedelli olduğunu, taşınmazın arazi niteliğinde olduğundan kanun gereği taşınmazın değerinin "olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir" dikkate alınarak hesaplama yapılmasına rağmen münavebe ürünlerin satış birim fiyatları olduğundan yüksek gösterilerek net gelir oranının yüksek çıkmasına ve bundan dolayı taşınmazın gerçek birim değerinin olduğundan yüksek çıkmasına neden olduğunu, bilirkişi raporunda sıralanan objektif değer artışı için sıralanan hususların objektif değer artış nedenleri olmayıp kapitalizasyon faiz oranının tespitinde kullanılan nedenler olduğunu, %30 oranında tespit edilen objektif değer artışı nedenlerinin bilimsel nedenler olmayıp kapitalizasyon faizi oranının belirlenmesinde etkili olan faktörlerin tekrar değerlendirilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasını, müvekkili idare lehine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi dikkate alınarak; arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli ... Planında diğer tarım alanı, baraj koruma alanı ve ... Karayolunda kaldığı anlaşılmış, aynı bölgeden Dairelerine intikal edip incelenen dava dosyaları ve parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan değerlendirmede de arazi vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (Emsal; Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2019/4093 Esas, 2019/20083 Karar sayılı kararı buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin ve objektif değer artış oranının yerinde olduğu, her ne kadar değerleme yılı olan 2021 yılı resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip, bilirkişi raporu denetlenerek, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, 2021 yılı kesin verileri oluşmadan 2020 yılı verileri dosya arasına alındıktan sonra denetimi mümkün olmayacak şekilde düzenlenen rapor esas alınmak sureti ile hüküm kurulması isabetsiz ise de bu eksikliğin istinaf aşamasında Dairelerince giderilerek 2021 yılı kesin verilerinin dosyaya kazandırıldığı,hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak değer biçildiği, neticeten 2021 yılı itibarıyla belirlenen 199,85 TL/m² birim fiyatının uygun olduğu kanaatine varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse de ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masrafları içeren İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü verilerine rastlanmamış olup, kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.