Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9893 E. 2025/9609 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9893
Karar No
2025/9609
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1069 Esas, 2024/1065 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge adliye mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.06.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı idare vekili Avukat ... gelmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 411 ada 5, 422 ada ada 9,10 ve 11 parsel sayılı taşınmaz ile Yenice mahallesi 299 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; değerin düşük hesaplandığını, taşınmazların iyi bir konumda bulunduklarını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, taşınmazların tarla olarak değerlendirilmeleri halinde gerçek değerin bulunamayacağını, yeknesaklığın değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen ek madde 4 gereği harç ve vekâlet ücretinin maktu alınması gerektiğini, ıslah edilen bedele ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, fen raporunun hatalı olduğunu, elatma tarihinin ihtilafsız belirlenmediğini, arazi toplulaştırmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, arsa niteliğinde olmadıklarını, dop kesintisinin yapılması gerektiğini, emsal taşınmazın tek olduğunu ve doğru seçilmediğini, değer düşüklüğü hesaplanmasını kabul etmediklerini, mevcut vasfının idarenin kazandırmadığını, fiili elatma iradesinin bulunmadığını, hak düşürücü sürenin de geçtiğini, faiz oranına itiraz ettiklerini, husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma başvurusu yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki 411 ada 5, 422 ada 9,10,11 parsel sayılı taşınmazlara mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak, arazi niteliğindeki 1268 parsel sayılı taşınmaza da olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazların bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, dava konusu taşınmazın ve emsalin kadastro parseli olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru olduğu, taşınmazlar 422 ada 9, 10 ve 11 parsellerde kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü ve geometrisine göre uygulanan değer azalış oranında bir isabetsizlik bulunmadığı ve mahkemece iade kararına uyulduğu anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmazlara niteliklerine göre emsal karşılaştırması yapılarak ve net gelir metoduna göre değer biçilmesinde ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazlara 1983 yılından sonra fiilen elatıldığından nispi harç ve nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınması yerinde olduğu gibi, dava konusu 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırmadan arta kalan ve değer azalışına hükmedilen bölümlerin kamulaştırma sonrasındaki yüzölçümleri ve geometrik durumları gözetildiğinde yazılı şekilde değer azalışı bedelinin hüküm altına alınması yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9893, K. 2025/9609, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9893-e-2025-9609-k-9e6e7de079fb